Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8631 E. , 2026/2671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/331 E., 2025/337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyi
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8631 E. , 2026/2671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/331 E., 2025/337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Olay tutanağı, sanığın gözaltına alındığı saat ve savunma gözetildiğinde sanığa ait ikamette yazılı arama emri alınmadan önce arama yapıldığının anlaşıldığına, ev aramasının ve arama sonucu ele geçen delillerin hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınamayacağına, 3. Aramada hazirun bulunmadığına, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ikamet araması sırasında evde bulunan ...ve ...'in sanık ile aynı mahallede ikamet ettikleri ve arama sırasında hazır bulundukları anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan vekili ... ile Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emrine istinaden, sanığa ait ikamette yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, evde ele geçirilen uyuşturucu maddeler dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı, 23.10.2023 tarihli "İhbar, olay, yakalama, geçici olarak muhafaza altına alma, ev arama ve savcı görüşme tutanağı"nda aramada hazirun olarak ...'ın hazır bulunduğu belirtilmesine karşın, kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla beyanı alınan tanık ...'ın arama sırasında uyuşturucular bulunurken kendisinin arama yerinde olmadığını arama tutanağını bilahare karakolda imzaladığını beyan ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinde düzenlenen "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." hükmünün aksine, arama tutanağı içeriğine göre arama sırasında hazirun bulundurulmadığı, her ne kadar çoğunluğun temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin kararında "ikamet araması sırasında evde bulunan ...ve ...'in sanık ile aynı mahallede ikamet ettikleri ve arama sırasında hazır bulundukları" gerekçesiyle aramanın hukuka uygun olduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu kişilerin CMK'nın 119/4. maddesinde belirtilen kişilerden olmadıkları ve hazirun olarak görev yapmadıkları olay ve arama tutanağını bilgi sahibi sıfatı ile imzaladıkları anlaşılmakla aramada hazirun bulundurulduğundan söz edilemeyeceği; hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, "suçun maddi konusu" ve "suçun delili" olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığından, dolayısı ile suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşüne katılmıyoruz. 04.03.2026
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozması üzerine İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi, ihbar üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emrine dayanılarak ikametinde uyuşturucu ele geçirilen sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiştir. Müdafi, aramanın yazılı emirden önce başladığını ve aramada hazirun bulunmadığını ileri sürmüş; Daire çoğunluğu, evde bulunan iki kişinin sanıkla aynı mahallede oturup arama sırasında hazır bulunduklarını kabul ederken, iki üye karşı oy yazmıştır.
Hukuki İlke: CMK'nın 119/4. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konutta arama için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması gerekir; çoğunluk aynı mahallede oturan ve aramada hazır bulunan kişileri bu koşulu karşılar saymış, karşı oy ise bu kişilerin tutanağı sonradan 'bilgi sahibi' sıfatıyla imzaladıklarını, hazirun sayılamayacaklarını ve hukuka aykırı aramayla ele geçen maddenin suçun maddi konusu ve delili olarak kullanılamayacağını savunmuştur.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm oy çokluğuyla onanmıştır; Başkan vekili ve bir üye, hazirun yokluğu nedeniyle aramanın hukuka aykırı olduğu ve beraat gerektiği yönünde karşı oy kullanmıştır.
Dava Strateji Notu: Bu karar, hazirun kuralına (CMK md. 119/4) dayalı arama itirazının Dairede dahi ikiye bölünme yaratabildiğini gösteren değerli bir emsaldir; müdafi, tutanakta hazirun görünen kişilerin duruşmada tanık olarak dinletilmesini sağlayıp 'aramada fiilen yoktum, imzayı karakolda attım' beyanını tutanağa geçirtirse, karşı oydaki gerekçeyi Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu dahil üst denetim yollarında kullanabilir.