Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9118 E. , 2026/1990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2679 E., 2025/1933 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön incelem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9118 E. , 2026/1990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2679 E., 2025/1933 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık rızası ile uyuşturucu maddeyi vermiş ise de şüphe üzerine durdurulan sanık hakkında uyuşturucu maddeyi verdikten sonra kolluk kuvvetlerince arama kararı alınması karşısında sanık rızası ile vermese dahi arama yapılacağı iradesi gösterildiğinden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanığın salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Suç tarihinde polis ekiplerinin devriye görevini yaptıkları sırada bir araçtan şüphelenmeleri üzerine izlemeye başladıkları ve araçtan inen sanığın yanına gidip durdurulduğunda sorulan sorulara çelişkili cevap vermesi üzerine, üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda iç çamaşırından içinde uyuşturucu madde olan çorabı çıkararak teslim ettiği ve daha sonradan Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı üzerine araçta yapılan aramada suç unsurunun bulunmadığı olayda; Aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada, kaba üst yoklamasında bulunamayacak yer olan iç çamaşırı içinden suça konu uyuşturucu maddeleri rızaen teslim eden sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği, sanığın rızasıyla uyuşturucu maddeyi teslim etmesinden sonra yazılı adli arama emri alınmasının etkin pişmanlık hükmünün uygulanması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiği kanaatini taşıdığımdan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 23.02.2026
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul BAM 36. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Devriye görevindeki polislerce şüphe üzerine durdurulan sanık, iç çamaşırındaki uyuşturucu dolu çorabı kendiliğinden çıkarıp teslim etmiş, sonrasında Cumhuriyet savcısından alınan arama kararıyla araçta yapılan aramada başka suç unsuru bulunamamıştır.
Hukuki İlke: Çoğunluğa göre, sanığın uyuşturucuyu rızasıyla teslim etmesinden sonra kollukça arama kararı alınmış olması, sanık teslim etmese dahi arama yapılacağı iradesini gösterdiğinden TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık uygulanamaz; karşı oy yazan üyeye göre ise aleyhte yeterli delil bulunmayan aşamada kaba üst yoklamasında bulunamayacak iç çamaşırından maddeyi rızaen teslim eden sanık kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiğinden etkin pişmanlıktan yararlanmalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, etkin pişmanlığın uygulanamayacağı ve TCK 188/4-a uygulamasının isabetli olduğu gerekçesiyle bir üyenin karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiş, salıverilme talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Rızaen teslimden sonra arama kararı alınmışsa 10. Ceza Dairesi çoğunluğu etkin pişmanlığı tanımamaktadır; ancak karşı oy, teslim anında aleyhe yeterli delil bulunmadığı ve maddenin kaba yoklamayla bulunamayacak yerde olduğu hâllerde 192/3'ün uygulanması gerektiği tezine güçlü dayanak sunar. Müdafi, teslimin arama kararından önce gerçekleştiğini tutanak kronolojisiyle belgeleyip bu karşı oyu tartıştırmalıdır.