Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9192 E. , 2026/148 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3005 E., 2025/2034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kurul
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9192 E. , 2026/148 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3005 E., 2025/2034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübut bulmadığına, 2. Mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğine, 5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, incelemenin eksiksiz yapılarak karar verildiğine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Tutuklu sanık, İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi müdafiin istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddetmiştir. Temyizde sübut yokluğu, delil yetersizliği, etkin pişmanlık, TCK'nın 62. maddesinin lehe uygulanması ve arama kararının hukuka aykırılığı ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim ile etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmayacağı ve arama işleminin hukuka uygunluğu, derece mahkemelerinin dosya kapsamına dayalı takdirindedir; deliller hukuka uygun toplanmış ve inceleme eksiksiz yapılmışsa bu talepler CMK'nın 289/1. maddesi kapsamında bozma nedeni oluşturmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, takdirlerde isabetsizlik görmeyerek CMK'nın 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun biçimde oy birliğiyle hükmü onamış; ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreyi dikkate alarak tahliye talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: TCK 62 takdiri indirim talebi temyiz aşamasında ancak derece mahkemesinin gerekçesizliği gösterilirse işe yarar; bu karar, indirim ve etkin pişmanlık taleplerinin asıl mücadele yerinin ilk derece ve istinaf aşaması olduğunu, temyizin bu takdiri kural olarak denetlemediğini teyit etmektedir.