KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/9624 E., 2026/1284 K.
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2607 E., 2025/2708 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
368 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir.
III. GEREKÇE
Dosya kapsamına ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 24.10.2024 tarihli eylem nedeniyle 19.12.2025 tarihli iddianame ile Bakırköy
22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/8 Esas sayılı dosyasına konu kamu davasının açıldığı ve bu davanın derdest olduğu; temyize konu dosya yönünden ise sanık hakkında, 26.10.2024 tarihli eylemi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan 04.03.2025 tarihli iddianamenin düzenlendiği, suç tarihleri dikkate alınarak. Bakırköy
22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/8 Esas sayılı dosyası derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; kesinleşmiş ise temyize konu dosya içine konup incelenmeleri, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, ayrı ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 26.10.2024 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi UYAP incelemesinde, aynı sanık hakkında 24.10.2024 tarihli eylem için Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinde ayrı bir kamu davasının derdest olduğunu tespit etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Aynı sanığın yakın tarihli eylemlerine ilişkin derdest dava varsa, dosyalar birleştirilerek veya kesinleşmişse dosya içine alınarak, eylemlerin tek suç, ayrı ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tüm deliller birlikte değerlendirilip tartışıldıktan sonra hüküm kurulmalıdır; bu yapılmadan verilen karar eksik araştırmaya dayanır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hüküm, diğer yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur; iki gün arayla işlenen eylemlere ilişkin dosyalar birleştirilip zincirleme suç değerlendirmesi yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Müvekkil hakkında yakın tarihli birden fazla uyuşturucu dosyası varsa müdafi UYAP kayıtlarını çıkarıp birleştirme talep etmelidir; zincirleme suç kabulü ayrı ayrı mahkûmiyetlere göre toplam cezayı ciddi biçimde azaltabilir ve birleştirme yapılmamış olması tek başına bozma sebebidir. Bu denetimi Yargıtay'ın re'sen yaptığı da görülmektedir.