İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/1150 Karar: 2026/2344 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/1150 K.2026/2344

10. Ceza Dairesi 2026/1150 E. , 2026/2344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2511 E., 2025/1991 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön i

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/1150 E. , 2026/2344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2511 E., 2025/1991 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön i

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/1150 E. , 2026/2344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2511 E., 2025/1991 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Kısa kararın verildiği celseye ait duruşma tutanağı ve gerekçeli karardan anlaşıldığı üzere; üye hakim olarak duruşmaya ...'in katıldığı ve duruşma tutanağını elektronik imza ile imzaladığı, ancak gerekçeli kararda yerine üye hakim olarak gerekçe de belirtilmeksizin ...'ın isminin yazıldığı ve elektronik imza ile imzaladığının anlaşılması karşısında, kısa karar ve gerekçeli kararda çelişkiye yol açılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 219. ve 232/5. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf başvuruları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kısa kararın verildiği celsenin duruşma tutanağını imzalayan üye hâkim ile gerekçeli kararda gerekçe belirtilmeksizin yer alan ve kararı elektronik imzayla imzalayan üye hâkimin farklı kişiler olduğunu tespit etmiştir.

Hukuki İlke: Kısa karar ile gerekçeli karar arasında, duruşmaya katılan hâkim ile gerekçeli kararı imzalayan hâkimin farklı olması nedeniyle çelişki yaratılması, CMK'nın 219. ve 232/5. maddelerine aykırılık oluşturan mutlak nitelikte bir usul hatasıdır.

Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Tebliğname'deki onama görüşüne aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuş; bozma nedeni tutuklama koşullarını değiştirmediğinden salıverilme talebi reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu dosyalarında esasa ilişkin itirazlar zayıf olsa bile duruşma tutanakları ile gerekçeli karar karşılaştırılmalıdır; heyet kompozisyonundaki tutarsızlık gibi usul hataları, esas hiç incelenmeden bozma sağlayarak müvekkile yeni bir yargılama şansı kazandırır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla