Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/1197 E. , 2026/2723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5460 E., 2025/5367 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/1197 E. , 2026/2723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5460 E., 2025/5367 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.01.20 24... /74713 soruşturma no, 2024/2280 Esas sayılı iddianamesinde; "...Şüpheli ...'in olay tarihinde ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari gaye ile bulundurduğu, şüphelinin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 1'er parça halindeki metamfetamin maddesini ..., ... ve ... isimli şahıslara ayrı ayrı verdiği, ayrıca ...'nın aracından ele geçirilen metamfetamin maddesini ise 500 TL karşılığında satmak suretiyle üzerine atılı Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma suçunu zincirleme şekilde işlediği..." iddiası ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının talep edildiği, iddia makamının mütalaasında da sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edilmesine rağmen, hükümde 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,” ne ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.03.2025 tarihli ve 2025/1190 Esas, 2025/1193 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2025 tarihli ve 2025/189 Esas, 2025/411 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.12.2025 tarihli ve 2025/5460 Esas, 2025/5367 Karar sayılı hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, iddianame ve mütalaada zincirleme suç (TCK 43) uygulaması talep edilmesine rağmen ilk derece hükmünde bu konuda değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle uyuşturucu ticareti mahkûmiyetini bozmuş; Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi bozma üzerine yeniden hüküm kurmuş, BAM da bu yeni hükmü düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Sanık müdafii kararı temyiz etti; 10. Ceza Dairesi ise BAM'ın bozma yetkisini aşıp aşmadığını inceledi.
Hukuki İlke: CMK 280/1-(e) ve (f) uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi davanın esasına ilişkin değil, usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmaliyle sınırlıdır; zincirleme suçun değerlendirilmemesi gibi esasa ilişkin bir eksiklik bozma değil, BAM'ın kendisinin istinaf incelemesi yapıp hüküm kurmasını gerektirir. Yetki dışı bozma ve onun üzerine kurulan hüküm, CMK 7 gereği hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, sanık müdafiinin temyizini yerinde görerek BAM'ın düzelterek esastan ret kararını oy birliğiyle bozdu; yetkisiz bozma üzerine yürüyen tüm kararlar hükümsüz sayıldı ve ilk karar üzerinden istinaf incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.
Dava Strateji Notu: BAM esasa ilişkin bir eksiklik (zincirleme suç, vasıf, delil takdiri gibi) nedeniyle dosyayı ilk dereceye bozarsa bu, temyizde tüm süreci hükümsüz kılan güçlü bir usul argümanıdır. Bozma sonrası aleyhe sonuç çıkan dosyalarda BAM bozmasının CMK 280/1-e-f sınırları içinde kalıp kalmadığını mutlaka sorgulayın; müvekkile yargılamayı baştan yaptırma imkânı doğabilir.