Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/122 E. , 2026/1815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3525 E., 2025/3511 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/122 E. , 2026/1815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3525 E., 2025/3511 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 3. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalardaki savunmalarında görüntülerdeki şahsın kendisinin olmadığı ve bahsi geçen konuşmaları yapmadığını belirtmesi karşısında; eyleme ilişkin suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacıların ve fiziki takip kimlik tespit tutanağını düzenleyen gizli soruşturmacıların, 5271 sayılı CMK'nın 139/3. maddesi de gözetilerek tanık olarak dinlenilip, gerekirse gizli soruşturmacıların kayıt altına aldığı görüntülerin sanığa ait olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık aşamalarda görüntülerdeki şahsın kendisi olmadığını ve konuşmaları yapmadığını savunmuş; 10. Ceza Dairesi, gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenmemesi ve görüntülerin aidiyetinin bilirkişiyle saptanmamasını eksik araştırma sayarak kararı bozmuştur.
Hukuki İlke: Sanık, gizli soruşturmacı kayıtlarındaki kişinin kendisi olmadığını savunuyorsa; uyuşturucu temin eylemini gerçekleştiren ve kimlik tespit tutanağını düzenleyen gizli soruşturmacıların CMK m. 139/3 gözetilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi, gerekirse görüntülerin sanığa aidiyetinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi zorunludur; bu yapılmadan kurulan hüküm eksik araştırmaya dayanır.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak BAM kararını CMK m. 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş; bozmaya rağmen tutukluluk koşullarında değişiklik olmadığından tahliye talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacı deliline dayalı dosyalarda müvekkil görüntü ve ses kayıtlarındaki kişiliği inkar ediyorsa, soruşturmacıların tanık olarak dinlenmesi ve aidiyet konusunda bilirkişi incelemesi ısrarla talep edilmelidir; bu karar, talebin karşılanmamasının tek başına bozma getirdiğini gösteren güçlü bir emsaldir.