Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/1312 E. , 2026/2594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3303 E., 2025/3108 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incele
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/1312 E. , 2026/2594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3303 E., 2025/3108 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 4. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 5. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurduğu mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince esastan reddedilmiş; müdafi arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırılığını, vasıf itirazını ve etkin pişmanlık talebini birlikte temyize taşımıştır.
Hukuki İlke: Arama ve el koyma işlemlerinden elde edilen delillerin dışlanması talebi, arama kararındaki somut bir sakatlığın ortaya konulmasına bağlıdır; iki derece mahkemesinin arama kararının hukuka uygunluğuna, delillerin usulünce toplandığına ve etkin pişmanlığın koşullarının oluşmadığına ilişkin takdirleri isabetliyse CMK'nın 289/1. maddesi kapsamında bozma nedeni doğmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, altı başlıklı temyiz sebeplerinin tamamını yerinde görmeyerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Arama hukuka aykırılığı ile etkin pişmanlığın aynı dilekçede çelişki yönetilmeden ileri sürülmesi (hem 'delil yok sayılsın' hem 'ikrarım indirilsin') iki savunmayı da zayıflatabilir; müdafi ana stratejiyi seçmeli, etkin pişmanlığa dayanacaksa müvekkilin katkısını belgeleyerek kurmalı, delil dışlamaya dayanacaksa arama kararının hangi unsurunun sakat olduğunu göstermelidir.