İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/1383 Karar: 2026/2700 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/1383 K.2026/2700

10. Ceza Dairesi 2026/1383 E. , 2026/2700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2797 E., 2025/2719 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmü

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/1383 E. , 2026/2700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2797 E., 2025/2719 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmü

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/1383 E. , 2026/2700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2797 E., 2025/2719 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın yeterli gerekçe içermediğine, 2. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 3. 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca görevlendirilmiş gizli soruşturmacı kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiğinden ve ilgili maddenin somut olayda uygulanma koşulları bulunmadığından, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesine dayandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi, hükümdeki hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddi biçiminde karara bağlamıştır. Sanık müdafii temyizde, CMK'nın 140. maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığını ve CMK'nın 139. maddesine göre görevlendirilen gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiğini ileri sürerek bu delillerin hükme esas alınamayacağını savunmuştur.

Hukuki İlke: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme yoluyla elde edilen delillere yönelik hukuka aykırılık iddiaları, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin delillerin hukuka uygun toplandığına ilişkin takdirinde isabetsizlik gösterilmedikçe temyizde bozma nedeni oluşturmaz; Bölge Adliye Mahkemesi kararının İlk Derece Mahkemesi gerekçesine dayanması da gerekçe yükümlülüğü açısından yeterli sayılmıştır.

Uygulama Sonucu: CMK'nın 302/1. maddesi gereği temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir; Daire, TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasında ve delillerin hukuka uygun toplandığı yönündeki takdirde isabetsizlik bulunmadığını, gerekçe yönünden de eksiklik olmadığını belirtmiştir.

Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan gibi davrandığı savunması bu dosyada soyut düzeyde kaldığı için etkisiz olmuştur; bu itirazın işleyebilmesi için sanığın suç işleme kararının soruşturmacı devreye girmeden önce var olmadığını gösteren somut kronoloji ve kayıtlarla desteklenmesi gerekir. Teknik izleme kararının yokluğu iddiası da dosyadaki görevlendirme ve karar evrakıyla birebir karşılaştırılarak temellendirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla