İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/1506 Karar: 2026/2416 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/1506 K.2026/2416

10. Ceza Dairesi 2026/1506 E. , 2026/2416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4176 E., 2025/4448 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/1506 E. , 2026/2416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4176 E., 2025/4448 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/1506 E. , 2026/2416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4176 E., 2025/4448 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmayacağına, 6. Sanığın uyuşturucu ve hassas terazinin sahibi olduğunu bildirdiği kişi hakkındaki soruşturma sonucunun beklenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup, bu nitelikte olmayan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarih, 2024/3051 Esas ve 2024/3220 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2025 tarih, 2024/578 Esas ve 2025/503 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesinde yer alan “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 09.12.2025 tarihli ve 2025/4176 Esas ve 2025/4448 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ancak bu hükümden önce aynı istinaf dairesi 23.10.2024 tarihinde esasa ilişkin bir bozma kararı vermiş ve ilk derece mahkemesi bu bozmaya göre yeniden karar kurmuştur; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu zinciri denetlemiştir.

Hukuki İlke: 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değişik CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi ancak yargılamaya ilişkin usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerinde bozma kararı verebilir; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararında benimsenen bu ilkeye aykırı, esasa ilişkin istinaf bozması ve onun üzerine kurulan hüküm, CMK 7 gereği görevli olmayan merci işlemi gibi hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Bozma — istinaf dairesinin yetkisini aşan esasa ilişkin bozması ve devamındaki ilk derece kararı hükümsüz sayılarak, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuş; ilk karar üzerinden gerekirse CMK 280/2 de gözetilerek yeniden istinaf incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiş, tutuklama koşulları değişmediğinden salıverilme talebi reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi dosyayı esasa ilişkin gerekçeyle bozmuşsa, bu bozma ve sonrasındaki tüm hükümlerin CGK içtihadı ışığında hükümsüz sayılabileceği temyizde ayrı bir bozma nedeni olarak ileri sürülmelidir. Ancak bu tür usuli bozmanın tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmediği, salıverilme için ayrıca koşul değişikliği gerektiği müvekkile anlatılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla