Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/19 E. , 2026/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/30 75... /2138 K SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme n
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/19 E. , 2026/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/30 75... /2138 K SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delil değerlendirmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii suçun unsurlarının oluşmadığı, delil değerlendirmesinin hatalı olduğu ve beraat gerektiği iddialarıyla temyiz etmiş; duruşmalı inceleme talebi CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddedilerek dosya üzerinden karar verilmiştir.
Hukuki İlke: Yalnızca sübuta ve delil değerlendirmesine yönelik itirazlarla sınırlı bir temyiz başvurusunda, alt derece mahkemelerinin bu konudaki takdirinde isabetsizlik saptanmadıkça hüküm, CMK'nın 289/1. maddesindeki kesin hukuka aykırılık hâlleri de bulunmuyorsa onanır.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün CMK'nın 302/1. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmasına, hükmolunan ceza ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar, üç kalem hâlinde özetlenen genel sübut itirazlarının temyizde neredeyse otomatik onamayla karşılandığını gösteren tipik bir örnektir; müdafiin gücünü temyiz dilekçesine değil, delil tartışmasının kurulabildiği ilk derece ve istinaf aşamalarına yoğunlaştırması gerekir.