Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/2170 E. , 2026/2487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/131 E., 2015/12 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Dairemizin, 08.12.2025 tarihli ve 2020/8512 Esas, 2025/12959 Karar sayılı kararına ka
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/2170 E. , 2026/2487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/131 E., 2015/12 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Dairemizin, 08.12.2025 tarihli ve 2020/8512 Esas, 2025/12959 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.02..2026 tarihli ve KD - 2015/95234 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkında yürütülen soruşturmada, 07.10.2013 günü sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu esrar maddesi pazarladığı, görevlilerin sanıktan 20,00 TL karşılığında iki paket esrar maddesi satın aldıkları, bu esnada sanığın görüntülerinin fotoğraflandırıldığı, aralarındaki konuşmanın kaydedilip tutanağa bağlandığı, sanığın görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu ancak uyuşturucu ticareti suçunun işlemediğine dair beyanlarda bulunduğunun tespit edildiği olayda, kolluk görevlilerinin, 5271 sayılı CMK'nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla, alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın alması mümkün olduğu, bu durumlarda adli kolluk görevlisinin 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca değil, 160 ve devamı maddeleri uyarınca görevlendirilmesi yeterli olduğu, gizli görevlinin işlenen veya işlenmek üzere olan suçu ortaya çıkartmak için şüphelilerle temas kurarak suçüstü yakalanmalarını sağlaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun bulunması karşısında, suçun sübutunun tespiti için, öncelikle sanık hakkında anılan 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması, yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, ayrıca sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceğinden, öncelikle gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması gerektiğinin, adli kollukk görevlisi ise tanık olarak dinlenilmesi, sanık ve müdafisine tanıklara soru sorma olanağının tanınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinden bahisle Bozulması gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Dosyada mevcut olan 15.10.2013 günlü tutanağa göre sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığına dair görüntü kaydı alındığı ve hukuka aykırı olarak alınan bu görüntüler gösterilmek suretiyle sanığın savunmasının alındığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 08.12.2025 tarihli ve 2020/8512 Esas, 2025/12959 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gizli soruşturmacı rolündeki kolluk görevlilerinin 07.10.2013 günü sanıktan 20 TL karşılığında iki paket esrar satın aldığı, bu sırada görüntü ve ses kaydı alındığı olayda Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde ticaretinden mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 08.12.2025 tarihli ve 2020/8512 E., 2025/12959 K. sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluğun CMK 160 kapsamında alıcı rolüne girebileceği gerekçesiyle aleyhe itirazda bulunmuş, Daire itirazı incelemiştir.
Hukuki İlke: CMK 139/4 uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemez; gizli soruşturmacı kararına dayanılarak, CMK 140 uyarınca ayrıca teknik araçlarla izleme kararı alınmadan görüntü ve ses kaydı yapılamaz. Bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz; hukuka aykırı görüntüler gösterilerek alınan savunma da aynı sakatlıkla malûldür.
Uygulama Sonucu: Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy birliğiyle reddetmiş ve CMK 308/3 uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir; çünkü örgütsüz uyuşturucu ticaretinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve ayrı karar olmadan yapılan teknik izleme hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Örgüt bağlantısı kurulamayan uyuşturucu ticareti dosyalarında, gizli soruşturmacı görevlendirmesinin ve buna dayalı görüntü/ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu itirazı güçlü bir savunma hattıdır; müdafiin dosyada CMK 140 kapsamında ayrı bir teknik izleme kararı bulunup bulunmadığını mutlaka denetlemesi gerekir. Konu Başsavcılık itirazıyla Ceza Genel Kuruluna taşındığından nihai içtihadın izlenmesi önemlidir.