KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2026/337 E., 2026/2639 K.
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2567 E., 2025/2487 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
385 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Sanığın ceza ehliyetinin olup olmadığının tespiti gerektiğine, 5. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
24. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 8. bendinin sonuna "TCK'nın 58/7. maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Ankara BAM 24. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafii ceza ehliyetinin araştırılması gerektiği dâhil çeşitli sebeplerle temyize başvurmuş; Yargıtay sübut itirazlarını yerinde görmemekle birlikte, mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olmasını saptamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 58/6. maddesi gereğince mükerrir sayılan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi zorunludur; bu tedbirin atlanması hukuka aykırı olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK 303 uyarınca Yargıtayca hükme TCK 58/7'ye göre infaz sonrası denetimli serbestlik ibaresi eklenerek düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Düzelterek onama: BAM kararı CMK 302/2 gereği bozulup, hükme cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ibaresi eklenmek suretiyle aykırılık düzeltilmiş ve temyiz istemleri esastan reddedilerek hüküm oy birliğiyle onanmıştır; salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Denetimli serbestlik tedbirinin eksik bırakılması gibi tekerrür rejimi hataları temyizde beraat getirmez; hüküm düzeltilerek onanır ve sanık aleyhine tedbir eklenmesiyle sonuçlanabilir. Müdafi bu tür itirazları dile getirirken düzeltmenin müvekkil lehine mi aleyhine mi işleyeceğini önceden hesaplamalıdır.