Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/486 E. , 2026/1502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2426 E., 2025/3646 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında ku
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/486 E. , 2026/1502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2426 E., 2025/3646 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve b maddelerinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine, 4. Tanık ...’in istinaf aşamasında dinlenmemesi ve önceki ifadesindeki çelişkilerin giderilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı ve bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığı halde, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve TCK'nın 188/4-a ve b maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince tanık ...'in aşamalardaki beyanları okunarak sanığa diyecekleri sorulduğundan savunma hakkını kısıtlar bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; istinafta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi duruşmalı inceleme sonucunda bu kararı kaldırarak sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiştir. Sanık müdafii, delil yetersizliği, vasıf, TCK'nın 188/4-a ve b maddelerinin uygulanmaması gerektiği ve tanığın istinafta dinlenmemesiyle savunma hakkının kısıtlandığı iddialarıyla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Hukuki İlke: Tekerrüre esas ilamda TCK'nın 58. maddesinin uygulanmış olması sanığı ikinci kez mükerrir hâline getirir ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekir; ancak bu eksiklik aleyhe (karşı) temyiz yoksa bozma nedeni yapılamaz. Ayrıca istinaf aşamasında tanığın aşamalardaki beyanlarının okunup sanığa diyeceklerinin sorulması, tanığın yeniden dinlenmemesine rağmen savunma hakkını kısıtlamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, ikinci kez mükerrirlik infaz rejimi eksikliğini karşı temyiz bulunmadığından yalnızca eleştiri konusu yapmış ve CMK'nın 302/1. maddesi gereği temyiz isteminin esastan reddiyle mahkûmiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır; vasıf, sübut ve TCK 188/4-a-b uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: HAGB ile sonuçlanan bir dosyanın istinafta duruşma açılarak ticaret vasfından mahkûmiyete dönüşebileceği unutulmamalı; istinaf aşaması ilk derece kadar ciddi savunulmalıdır. Sanık lehine dikkat çekici nokta, aleyhe temyiz yoksa Yargıtay'ın mükerrirlik gibi aleyhe hataları bozma nedeni yapamamasıdır; savcılık temyizinin bulunup bulunmadığı strateji belirlerken mutlaka kontrol edilmelidir.