Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/522 E. , 2026/2644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4582 E., 2025/4564 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : a. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması(sanık ... yönünden), b. Temyiz istemlerin
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/522 E. , 2026/2644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4582 E., 2025/4564 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : a. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması(sanık ... yönünden), b. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması(sanıklar ..., ... ve ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine İlişkindir. B. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi uyarınca beraat eden sanıklar lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanıklar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür C. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığına yönelik takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı görülmüştür. IV.KARAR A.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının (1) nolu bendinden sonra gelmek üzere"Sanıklar ..., ... ve ... kendilerini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretininin Hazineden alınıp ayrı ayrı sanıklara verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi bir sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, üç sanığın ise beraatine karar vermiş; Konya BAM 3. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Mahkûm olan sanığın müdafii vasıf ve delil itirazlarıyla, beraat eden üç sanığın müdafileri ise kendilerini zorunlu müdafi ile temsil ettiren müvekkilleri lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırılığı iddiasıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi zorunludur; sanığın CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii bulunması bu hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca Hazineden ödenen ücretin mahsubunu gerektirir. Bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmeyen, CMK'nın 303. maddesi kapsamında Yargıtay'ca düzeltilebilir bir hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: Daire, mahkûm sanık yönünden hükmü onamış; beraat eden üç sanık yönünden ise BAM kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozup, hüküm fıkrasına 48.000,00 TL maktu vekâlet ücretinden zorunlu müdafilik ödemesinin mahsubuyla bakiyenin Hazineden alınıp sanıklara ayrı ayrı verilmesi ibaresini ekleyerek hükümleri CMK'nın 303. maddesi uyarınca düzelterek onamıştır.
Dava Strateji Notu: Beraat hâlinde zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine dahi Hazine aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği bu kararla teyit edilmiştir; müdafiler beraat kararlarında bu kalemin unutulup unutulmadığını denetlemeli ve salt vekâlet ücreti için temyiz yolunun açık ve sonuç alıcı olduğunu bilmelidir. Talep, yeniden yargılama gerektirmediğinden Yargıtay'da düzelterek onama ile hızla sonuçlanabilmektedir.