İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/552 Karar: 2026/2037 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/552 K.2026/2037

10. Ceza Dairesi 2026/552 E. , 2026/2037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3654 E., 2025/3608 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/552 E. , 2026/2037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3654 E., 2025/3608 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/552 E. , 2026/2037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3654 E., 2025/3608 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama işleminin hakim veya Cumhuriyet savcısının kararı olmaksızın gerçekleştirildiğine, 2. Gecikmesinde sakınca bulunan hal koşullarının oluşmadığına, 3. Ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna, 4. Araçta gizli bölmede madde bulgusu satış varlığını göstermediğine, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmasına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi, araçtaki gizli bölmede uyuşturucu madde ele geçirilen sanığı ticaret suçundan mahkûm etmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Müdafi, aramanın hâkim veya savcı kararı olmadan yapıldığını, gecikmesinde sakınca bulunan hal koşullarının oluşmadığını ve gizli bölme bulgusunun tek başına satışı göstermediğini savunmuştur.

Hukuki İlke: Araçta gizli bölmede madde ele geçirilmesine dayanan mahkûmiyette, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun elde edildiği ve suç vasfına ilişkin değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı saptandığında, arama usulüne ve madde miktarının kişisel kullanım sınırına ilişkin itirazlar temyizde hükmü sakatlamaz.

Uygulama Sonucu: CMK 289/1 ile sınırlı temyiz incelemesinde hukuka aykırılık görülmeyerek hükmün onanmasına ve salıverilme talebinin reddine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Gizli bölme, uygulamada ticari saik yönünden güçlü bir aleyhe karinedir; savunmanın 'kişisel kullanım sınırı' tezini gizli bölmenin varlığıyla bağdaştıran ikna edici bir açıklama sunması gerekir. Arama itirazı ise dosyada yazılı emir ve gecikmede sakınca gerekçesinin gerçekten yokluğu belgelenmedikçe soyut kalmaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla