İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/2913 K.2010/17645

.......

Esas2009/2913Karar2010/17645Tarih27 Aralık 2010Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2009/2913 E., 2010/17645 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma

.......

Dava, Bulgaristan göçmeni olan davacının 27.11.1989 – 15.01.1997 tarihleri arasında, sözleşmeli personel olarak, sürekli olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... Dündar tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, istihdam şekillerine dair 4. maddesinin B bendinde sözleşmeli personel; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.

Dava konusu dönemde davacının ..... bağlı ...... Sanatoryumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak çalıştığı, davacı ile ..... arasında 1989, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarını kapsayacak şekilde hizmet sözleşmelerinin yapıldığı, bu sözleşmelerin bir kısmında çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde İdari Yargı’nın görevli olduğunun açıkça belirtildiği, 19.12.1996 tarihinde açıktan ......atamasının yapıldığı, Mahkemece, davacının çalışmalarının Kuruma bildirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile 27.11.1989-31.12.1996 tarihleri arasında çalıştığının davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak çalıştığı ve talebin yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesi olduğunun iddia edildiği, davacının, Bakanlar Kurulu kararına dayalı olarak, ilgili bakanlığın oluru üzerine gerçekleşen ve 657 Sayılı Kanunun 4/B maddesinde yazılı olan sözleşmeli personel olduğu, sosyal güvenlik hukuku

./.... -2-

bakımından, gelecekte yaşlılık ve malüllük aylığı ve yardım koşullarını hazırlamak için, ücreti üzerinden idarenin prime esas kazanca göre sigorta primlerinin yatırılmasının sağlanması amacı ile 506 sayılı yasa ile ilişkilendirilmiş (506 S.K’nun 60, 63, 72,73, 78’inci maddeleri) ise de; davacının bu çalışma şekli ile, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olmadığı gibi, hizmet akdiyle de çalıştırılmadığından, “işçi” sayılmadığı da ortadır.

657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre çalışma şekli irdelendiğinde, maddede anlatıldığı üzere; önemli projeler için istisnai hallerde özel bir meslek bilgisine ve ihtisası gerektiren hallerde Kurumun teklifi üzerine ......görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılan personeldir. İlgili kurum (idare) ile personel arasında, idari sözleşme yapılarak, çalışma şartları belirlenir.

Bunlar genellikle “....” sözleşmeler olup; bu tür sözleşmelerde davalı idarenin üstünlüğü ve baskınlığı görülmektedir......Sözleşme hükümlerinin özelliği ise; personel hizmet akdi ile çalıştırılmadığından, iş kanunu ve 506 sayılı Kanunun diğer hükümlerine tabi tutulamayacağından, çoğunlukla 657 sayılı Kanunun 4/A maddesindeki memurlar için geçerli olan hükümlerine benzemesidir. Hizmet akdinde ise; kuvvetli ve hakları korunan, kollanan taraf; zayıf durumdaki işçidir.

Davacının işçi olarak, hizmet akdi ile çalıştırılmadığı belirgin olduğu gibi, kendisi ile yapılan sözleşme de süresiz hizmet sözleşmesi değildir. İdari “TİP” sözleşmedir ve sözleşmede; çalışma süresi ve şartları, ücretin belirlenme kıstasları ve ödeme zamanı, izinler, raporlar..vs belirtilmiştir. Sözleşmelerdeki geçerlilik tarihlerinden anlaşıldığı üzere, hizmet süreleri belli ve taraf iradelerinin birleşmesi ile akdedilmiş sözleşmelerdir.

Eldeki davada, sözleşmelerde belirtilen tarihlere rağmen, daha uzun süreli (aralıksız) çalışıldığı iddia edilmektedir. Davacı ile idare arasında, ileri sürülenin aksine, hizmet akdinin unsurlarından olan, süresiz iş sözleşmesi yapıldığına dair dosyada yazılı delil yoktur. Bu tip çalışma, 657 Sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında değerlendirilemez. İdareye yeni külfet yükleyen ve idarenin uyguladığı ..... sözleşme hükümleri ile iç normlar devreye gireceğinden, yargı yerinin doğru seçilmesi gerekmektedir. Bütçenin harcama ve uygulama kalemi, personel sayısı, ücretleri, ödenekleri hep birlikte değerlendirilir. Bu disiplini tartışacak kurum, yine idarenin kendisidir. İddiaları denetleyecek ve ilgili normları devreye sokacak olan yargı yeri de, idari yargı olmalıdır.

Davacının süresiz hizmet akdi ile çalıştığının kabulü halinde, statüsü 657 sayılı Kanunun 4/B maddesindeki sözleşmeli personel olmaktan çıkıp, işçi statüsüne geçer, belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışan işçi durumuna gelir, bu durumda ise; ileride talep olunduğunda, idarenin amacı dışında, davacıya İş Kanunu hükümlerinin de uygulanması gerçeği ortaya çıkacaktır.

Oysa, uygulanan objektif pozitif hukuka göre, taraflarca imzalanmış TİP sözleşmelerde, bu unsurlara yer verilmeyip, “4/B” maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalışanların özlük hakları olan; “iş sonu tazminatı”, “kıdemlerin birbirlerine eklenmesi”, “izin süreleri”, “ücretin peşin ödenmesi”, “yaşlılık aylığı hak edilmeden sözleşmenin sonlandırılamayacağı” gibi hükümlere yer verilmiştir. Bu unsurlar, iş kanunundaki hükümlerini karşılar mahiyettedir.

Bu haliyle de geçici personelin, TİP sözleşme ile çalıştırılmasında, mağduriyetinin varlığından söz edilemez.

../....

-3-

Somut olayda; davacı, süresiz hizmet akdi ile çalıştırılmadığından, dolayısıyla, 506 Sayılı yasanın 79’uncu maddesinde anlatılan (hizmet akdi ile çalışan sigortalı olmadığından) hizmet akdinin bir unsuru eksik kaldığından, Kanunun bu hükmünden, yani, hizmet tespiti talep hakkından yararlanamaz.

Bakanlar Kurulu’nun 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı kararı ile belirlenen ve 28.06.1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 1. maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerde, katma bütçeli idarelerde, döner sermayeli kuruluşlarda, belediyelerde,

özel idarelerde ve kamu iktisadi teşebbüslerinde (sermayesinin yarısından fazlası yukarıda sayılan kuruluşlara ait olanlar dahil)özel bütçeli idareler ile 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlarda (85/9154 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenmiştir.) sözleşme ile çalıştırılacak personel hakkında bu esaslarda yer alan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş.

2. maddesinde, sözleşmeli personel: mevzuatına uygun olarak birinci maddede belirtilen kuruluşlarda sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu görevlileri olarak tanımlanmıştır. Davacının ise.

657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ile 06.06.1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararının eki Esasların 14. maddesine göre düzenlenen sözleşme ile çalıştırıldığı anlaşılmakta olup, anılan yasal düzenlemelere göre işçi sayılmayan “kamu görevlisi” olduğu; öte yandan idare hukuku esaslarına göre düzenlenen hizmet sözleşmesinin de “idari sözleşme” niteliği taşıdığı tartışmasızdır.

İdarenin, kamu görevlisi sayılan personeli ile arasındaki ilişki, idare hukuku ilkelerine dayanan ve idare hukuku ilkeleriyle düzenlenen bir kamu hukuku ilişkisidir. Her ne kadar, davacı 506 sayılı Kanunun 79/10 maddesi uyarınca hizmet tespiti talebinde bulunmuş ise de; bu durum taraflar arasındaki kamu hukuku ilişkisini değiştiremez ve ortadan kaldıramaz, ayrıca bu durum, görevli yargı yerinin belirlenmesinde de ölçüt olarak alınamaz.

Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmelerde de görevli yargı yerinin İdari Yargı olduğunun belirtilmiş olması karşısında. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-c maddesinde belirtilen idari sözleşmeden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlık kapsamındaki davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gözetilmeksizin Mahkemece hatalı değerlendirme ile, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde; davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

......

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/2913, K. 2010/17645, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2913
Karar No
2010/17645
Tarih
27 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/2915 K.2010/14068
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/2918 K.2010/7584
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/2920 K.2010/14403
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/2946 K.2010/14405
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/2976 K.2010/12903
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2988 K.2010/21120

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.