KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12481 E., 2012/22618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 82-505
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma
Dava, sigortalının tedavisi sırasında yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının, davalı şirkete ait işyerlerinden Kuruma yapılan bildirimlerin gerçeğe aykırı olması sebebiyle, davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-Davacı Kurum vekili 13.07.2011 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden “sarfınazar” ettiğini bildirmektedir.
Dosyaya sunulan vekaletname örneğinde temyizden feragat yetkisi tanınmadığı, Kurum yetkili organlarından verilmiş bu yönde bir talimatın da bulunmadığının görülmesi üzerine davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları incelenerek, tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
II-Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı, davalı şirkete ait işyerlerinden (... isimli sigortalıya ilişkin) bildirilen çalışmaların fiili ve gerçek olmadığını, Kurum tarafından sağlanan sağlık yardımlarından yararlanmak amacıyla, gerçeğe aykırı bildirimde bulunulduğunu belirterek, sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile yapılan tedavi giderlerinin davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, müfettiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, aksinin de ispatlanamadığı belirtilerek, sigortalının raporlu olduğu ve fiili çalışmasının bulunmadığı dönemlerde işveren tarafından gerçeğe aykırı biçimde bildirimde bulunulduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
... isimli sigortalının, davalı şirkete ait İzmir'de bulunan "Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Anfisi Tadilatı" isimli işyerinden 21.11.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 40 gün, Kırşehir'de bulunan "Cami İnşaatı" isimli işyerinden 24.06.2005-30.12.2005 tarihleri arasında 187 gün, Ankara'da bulunan "Büro" isimli işyerinden 31.12.2005-03.03.2008 (sigortalının ölüm tarihi) tarihleri arasında 302 gün bildirilen hizmetleri bulunmaktadır.
Kayıt tetkik tutanaklarında, işveren vekili ...'ın, sigortalının 40 günlük çalışmasının muhasebe hatası sonucu bildirildiğini, böbrek hastası olup, diyaliz makinesine girdiğini, bu nedenle işyerinde çalışmasının mümkün olmadığını, Ankara'da geçen 302 günlük çalışmaya ilişkin olarak ise, Ankara yakınlarında kalmış olmasının mümkün olduğunu, haftada 3-4 gün diyaliz makinesine girdiğini beyan ettiği;
proje koordinatörü ...'un müfettiş ifadesinde, sigortalının İzmir'de bulunan davalı şirkete ait muhtelif inşaat işlerinde gündüz bekçisi olarak çalıştığını, haftanın belli günlerinde diyaliz makinesine girdiğini, ancak Ankara ve Kırşehir'de geçen çalışmalarının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Sigortalı İzmir'de ikamet etmekte olup, Kuruma verdiği 24.05.2006 tarih ve 18955 nolu dilekçesinde, 8 yıldır böbrek hastası olup, diyaliz makinesine girdiğini, bu nedenle yolculuk yapamadığını belirterek, Kırşehir'e gidemeyeceği için ödeneğinin İzmir'de bulunan adresine posta yolu ile gönderilmesini talep etmiştir.
21.05.2009 tarih ve 93205/İNC/07 nolu müfettiş raporunda, sigortalının ikametgahının bulunduğu ve diyaliz makinesine girdiği İzmir ilinden çok uzakta bulunan davalı şirkete ait inşaat işyerlerinden Kuruma hizmetlerinin bildirilmesinin inandırıcı olmadığı belirtilerek, fiili çalışmaya dayanmayan, sosyal sigorta yardımlarından yararlanma amacına yönelik toplam 529 günlük çalışma bildiriminin iptaline karar verilmiştir.
24.09.2009 tarih ve 12346663 nolu Kurum yazısı ile sigortalıya 07.06.2006-06.02.2007 tarihleri arasına ilişkin ödenen 2.937,70 TL geçici iş göremezlik ödeneği ile 01.10.2009 tarihine kadar hesaplanan 711,15 TL gecikme zammı, tedavi yardımı olarak yapılan 29.104,68 TL tedavi gideri ile 01.10.2009 tarihine kadar hesaplanan 4.147,42 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 36.900,95 TL'nin ödenmesi davalı şirketten istenmiştir.
Davalı işveren tarafından Ankara 14. İş Mahkemesi'nde açılan davada, ek prim tahakkuku ve gecikme zammı nedeniyle Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece tanık olarak dinlenen işveren vekili ... ile proje koordinatörü ...'un beyanlarında, sigortalının Kırşehir'deki cami inşaatında, İzmir ve Ankara'daki şantiyelerde çalıştığını beyan etmeleri sebebiyle, Kırşehir'de bulunan davalı şirkete ait "Cami İnşaatı" isimli işyerinden 24.06.2005-30.12.2005 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayandığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yozgat İdare Mahkemesi'nde açılan davada ise, 187 günlük çalışmaya dair kayıtların gerçeği yansıtmaması sebebiyle işveren hakkında uygulanan idari para cezasının iptali istenmiş olup, mahkemece işlendiği iddia edilen maddi fiil ile müeyyidesi arasında uyumsuzluk bulunduğu ve idari para cezasının fazla hesaplandığı gerekçesiyle, idari işlemin iptaline karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, mahkemece yapılacak iş, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı; işveren vekili ... ile proje koordinatörü ... tanık olarak dinlenmeli, müfettiş ifadeleri ile mahkemece alınan beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde aradaki çelişki giderilmeli. Yozgat İdare Mahkemesi'nin 12.11.2010 tarih, 2010/125 Esas ve 2010/851 Karar sayılı dava dosyası celbedilerek, mahkemece verilen kararın kesinleşip-kesinleşmediği araştırılmalı.
Ankara 14. İş Mahkemesi'nin 29.07.2011 tarih, 2010/10 Esas ve 2011/714 Karar sayılı dava dosyası celbedilmeli ve bu davada dinlenilen tanık anlatımları ile iş bu davada bilgi ve görgülerine başvurulacak tanık beyanları karşılaştırılarak, varsa çelişkiler giderilmeli.
Kuruma verilmiş dönem bordrolarında kayden çalışması görünen bordro tanıkları belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, bordro tanığı bulunmaması halinde aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler, komşu işyeri tanıkları saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dinlenen tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde özellikle durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı;
ayrıca eldeki davanın açılmasından önce veya sonra bu işyerlerinde yapılmış denetimler olup olmadığı, çalışan sayısının tam olarak tespit edilip edilmediği araştırılmalı; sigortalının şahsi sicil dosyası celbedilmeli; böylelikle, sigortalı ...'ın davalı şirkete ait İzmir'de bulunan "Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Anfisi Tadilatı", Kırşehir'de bulunan "Cami İnşaatı" ve Ankara'da bulunan "Büro" isimli işyerlerinde geçen çalışmalarının fiili ve gerçek olup-olmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12481, K. 2012/22618, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama