KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12531 E., 2012/15673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 428-354
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı gerçek kişi ... yanında geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacı ile, davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı işçi-işveren ilişkisi dışına çıktığı, ortaklık ilişkisi olduğu kanaati ile, 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, sigortalı olunamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
Şu halde, yapılması gereken iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu gözetilerek, davacı tarafça arada hizmet akdi, davalı işveren tarafça ise arada adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğunun belirtilmesi karşısında, işyeri kaydı kendisi üzerine olduğu anlaşılan davalının, dava dışı kargo şirketi ile, aralarında akdettiği acentelik sözleşmesi çerçevesinde, Bağ-Kur şahsi sicil dosyası ile,
ihtilaf konusu dönemi içerir şekilde vergi mükellefiyeti bulunup bulunmadığını araştırmak, ilgili SGK müdürlüğünden sosyal güvenlik dosyasını, vergi dairesinden vergi kayıtlarını (bildirimleri, beyannameleri, varsa yoklama tutanaklarını) getirtmek, taraflar adına ortak açtırılan banka hesabının tüm hesap hareketlerini gösterir ekstreleri istenmek ve her iki kişinin de, hesapta aynı düzeyde yetki sahibi olduğu nazara alınarak, davacının bu hesap üzerindeki tasarruflarını belirlemek, iddialar ve savunmalar kapsamında, davacının davetiye celbi ile, isticvabına hükmetmek suretiyle, toplanan delilleri hep birlikte değerlendirip takdir ederek,
varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12531, K. 2012/15673, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama