KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14486 E., 2012/25900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/820-2011/473
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı... Yapı Restorasyon Sanayi ve Ticaret AŞ. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının avukatının tüm, davacının avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Harç, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir. Bir hizmetin harç konusu olabilmesi için;
a. - Kişinin bir kamu kuruluşundan yararlanması,
b. - Kişiye kamu eliyle özel bir çıkar sağlanması,
c. - Kamu idaresinin, kişinin bir işiyle uğraşması gerekir.
Harca konu işlem; hangi gün yapılırsa o tarihte uygulanan Harçlar Kanununa bağlı tarife uyarınca harç alınır veya bir harçtan bağışıklık (muaflık) söz konusu olup olmayacağı, o gün yürürlükte bulunan hükümlere göre belli edilir; çünkü, Devlet tarafından harç adı altında bir para alınabilmesi veya harçtan bağışıklığın söz konusu olabilmesi, harca konu işlemin gerçekleşmesine bağlıdır.(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı E:1964/3, K:1964/5, T:07.12.1964)
Bu açıklamalar çerçevesinde; davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 5502 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca davacı Kurumun harçtan muaf olduğu ve başvuru harcı ödemediği gözetilerek; başvurma harcıyla birlikte davalılardan tahsiline karar verilen miktar üzerinden hükmedilecek nispi karar ve ilam harcının hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONU Ç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14486, K. 2012/25900, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama