KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/19183 E., 2012/19300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 1187-251
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2011 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690-TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilen 1.669,70-TL ve kısmen reddine karar verilen 556,56-TL tutar yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin ve davalı asilin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/19183, K. 2012/19300, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama