İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/3126 K.2017/6024

Dava, davacının rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Esas2017/3126Karar2017/6024Tarih25 Eylül 2017Okuma4 dk · 751 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2017/3126 E., 2017/6024 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

751 kelime·4 dk okuma

Dava, davacının rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle tedavi gideri alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, geçici iş göremezlik alacağı yönünden; asıl davada zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, birleşen davalar yönünden davaların kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve davalı ...’nun temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı Kurum tarafından, Kurum zararı olarak geçici iş göremezlik alacağı ve tedavi gideri alacağı talep edilmiştir.

Asıl dava ve birleşen davaların kabulüne ilişkin mahkeme tarafından verilen ilk karar, Dairemiz. 03.11.2015 tarih 2014/16442 E, 2015/18444 K sayılı kararıyla;” Borcu ortadan kaldırmamakla birlikte, yerine getirmekten kaçınma yetkisi veren zamanaşımı defi, ancak, bunu ileri süren taraf yönünden sonuç doğurmakta, bir başka anlatımla, mahkemece kendiliğinden gözetilemeyen zamanaşımı defi, yasal süresinde ileri sürüldüğü takdirde değerlendirmeye alınabilmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin istemlerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı; tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımının, sigortacıya karşı da kesilmiş olacağı hüküm altına alınmıştır.

Anlaşılacağı üzere maddedeki zamanaşımı süresi, zararın ve eylemi gerçekleştirenin (failin) öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlamakta olup, Kurumca zararın öğrenilme tarihinin, giderlerin sarf ve ödeme günü olduğu açıktır. Tazminat yükümlüsünün öğrenilme tarihine ilişkin olarak ise, Kurumun yetkili organının faili öğrendiği tarih esas alınmalıdır.

Bu kapsamda; ceza mahkemesince yargılanıp hakkında cezalandırma kararı verilen üçüncü kişi yönünden, Kurumun, ceza kararının kesinleştiği tarihte faili öğrendiği kabul edilmeli, cezalandırma kararının söz konusu olmadığı durumlarda ise yöntemince yapılacak araştırma sonunda tazminat yükümlüsünün kim olduğunun öğrenilme tarihi açıklıkla saptanmalıdır.

Özellikle belirtilmelidir ki, zamanaşımı süresinin, hem zararın, hem de tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren, bir başka anlatımla, ancak, her iki olgu gerçekleştikten sonra işlemeye başlayacağı dikkate alınmalıdır. İnceleme konusu davada; davalının yasal süresi içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'ileri kapsamında, yukarıdaki düzenleme ve açıklamalar ışığı altında araştırma ve irdeleme yapılarak elde edilecek sonuca göre infazda tereddüt uyandırmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” şeklinde gerekçe ile bozulmuştur.

Dairemizin bu bozma kararından sonra mahkemece, asıl ve birleşen davalar yönünden zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmiştir. Mahkeme tarafından verilen red kararı, Dairemiz.

28.06.2016 tarih 2016/5324 E,2016/10778 K sayılı kararı ile” ceza mahkemesince yargılanıp hakkında cezalandırma kararı verilen 3. kişi yönünden kurumun ceza kararının kesinleştiği tarihte (10.06.2003 ) faili öğrendiği, eldeki davanın da 23.01.2008'de açıldığı, davalı ...'nun dava dilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle, eldeki dava dosyası ile birleşen aynı nitelikteki bakiye alacaklarla ilgili açılan dava dosyalarının vaki dava zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, yapılan değerlendirmenin asıl davaya ilişkin olduğu,

birleşen davalarda talebe konu işgöremezlik ödemelerinin ödeme tarihleri itibariyle zararı öğrenme tarihi ve dava tarihleri her dava yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

İnceleme konusu davada; davalının yasal süresi içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'ileri kapsamında, yukarıdaki düzenleme ve açıklamalar ışığı altında asıl dava ve birleşen her bir dava yönünden ayrı ayrı araştırma ve irdeleme yapılarak elde edilecek sonuca göre infazda tereddüt uyandırmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” şeklinde gerekçe ile bozulmuştur.

Yukarıda belirtilen daire bozma ilamları incelendiğinde, fail ve zarar açısından öğrenme tarihinin fail açısından; ceza davasından verilen kararın kesinleşme tarihi, zarar açısından ise ödeme tarihlerinin olduğu ve bu kapsamda asıl dava dosyasında davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

Davalı tarafından birleşen dava dosyalarına yönelik yöntemince ileri sürülen zamanaşımı defi bulunmamaktadır, kaldı ki birleşen dava dosyalarından talep edilen geçici iş göremezlik ödeme tarihlerine bakıldığında talep edilen alacakların zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakadır.

Ancak; asıl davada davanın 23.01.2008 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, dava tarihinden geriye zamanaşımı süresi olan 2 yıl gidildiğinde 23.01.2006 tarihinden sonra yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin olduğu görülmektedir.

Yukarıda belirtilen bozma ilamlarında belirtildiği üzere, zararın öğrenme tarihinin ödeme tarihleri olduğu dikkate alınarak asıl dava dosyasında talep edilen geçici iş göremezlik alacakları yönünden de bu kapsamda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/3126, K. 2017/6024, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3126
Karar No
2017/6024
Tarih
25 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3126 K.2017/8855
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/3126 K.2017/7042
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/3127 K.2017/5993
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3127 K.2017/8848
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/3127 K.2017/6909
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/3127 K.2017/7438

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.