KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10150 E., 2023/11171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/6 E., 2022/163 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalının işletmekte olduğu ... Hamamında tellak olarak 21 yıldır hizmet verdiğini, 1990-09.09.2011 tarihleri arasında çalışma yapmasına rağmen sigortasız çalıştırıldığını,bu nedenle davacının 08.01.1990-09.09.2011 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacıyla davalı taraf arasında bir iş sözleşmesinin olmadığını, ücret unsurunun ve bağımlılık unsurunun olmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2012/900 E. 2015/493 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Y. 21. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/5870 E. 2018/9189 K. sayılı kararında; davalı işletmenin hamam işletmesi, işyeri olması göz önüne alınarak Emniyet, Belediye, Kaymakamlık, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından denetleme yapılıp yapılmadığı, elektrik ve su faturaları düzenlenip düzenlenmediği,
ilgili belgeler ve vergi kayıtları celp edilerek davalı işletmenin hangi tarihten itibaren faal olduğu ve kaç kişinin çalıştırıldığı tespit edilmeli, komşu iş yeri tanıklarının beyanları alınmalı, hamam işletmesinin gün içinde hangi saatlerde ve hangi günler kadınlara hizmet verdiğini de araştırarak iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak mevcut tanık beyanları ile bir arada değerlendirmek suretiyle davacının çalıştığı sürelerde ay içerisinde her gün çalışıp çalışmadığı, sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda bilirkişinin görüşünü alarak çıkacak sonuca göre hak düşürücü süreyi de gözetmek suretiyle Mahkemece bir karar verilmelidir gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları esas alınarak ve dosyada toplanan diğer belge ve kayıtların birlikte değerlendirilmesinde davacının davalı işyerinde 01.01.2002 tarihi itibariyle çalışmaya başladığı ve haftanın 7 günü kesintisiz olarak günde 5 saat çalıştığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla davacının haftanın 7 günü, günlük 5 saatlik kısmi zamanlı bir şekilde çalıştığı kanaatiyle davalı işletme nezdinde 01.01.2002-09.09.2011 tarihleri arasında, 9 yıl, 08 ay 9 gün süre ile işyerinde “Kısmi Süreli” (Part-Time) olarak çalıştığı kabul edilerek 28.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar beraberinde 9 yıl 8 ay 9 gün üzerinden takvim günü esas alındığında şubat aylarının 29 çektiği 2004 - 2008 yıllarında 2 gün artık yıl hesabı dahil edilerek 9 x 365 +2 =3287 +(2011 yılında 8 takvim ayı + 9 gün) 252 olup toplamdaki çalışma süresi 3539 gün üzerinden ,
3539 gün boyunca 5 saatlik part-time çalışma bakımından tüm süre boyunca 3539 X 5= 17695 Saat çalışma yapıldığı sonucuna varılmıştır.
17695 saat ise, bir gün 7,5 saat sayılmak suretiyle bölündüğünde (17690 / 7,5= 2359,33 ) 2360 Prime Esas Gün sayısı bulunduğu tespit edilmiş ve mahkemece davacının 01.01.2002-09.09.2011 tarihleri arasında davalı işveren ... nezdinde kısmi zamanlı olarak günlük 5 saat çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilmeyen 2360 gün hizmet süresinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, yeterli inceleme yapılmadığı, çalışmanın ispatlanamadığı, davalı Kurum vekili, davacının çalışmasının ispatlanamadığı yönlerinden mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 08.01.1990-09.09.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428.nci maddesi, 438.nci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79 ncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10150, K. 2023/11171, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama