KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11353 E., 2023/11606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1451 E., 2023/2059 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/26 E., 2021/95 K.
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile davalı Kurumdan faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulün, dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının, istinaf başvurusunun kabulü ile Ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile birlikte davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3 yıl 9 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğini ve buna göre bulunacak tarihe göre yaş haddinden de aynı sürenin indirilmesi suretiyle tahsis talebinde bulunulduğu 15.11.2019 tarihini takip eden 01.12.2019 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmasını, birikmiş aylıkların faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davanın kabul ile davacının, hak etmiş olduğu 3 yıl 9 ay 15 günlük fiili hizmet süresinin sigorta başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesi sonucu, davacının müracaat tarihi olan 15.11.2019 tarihini takip eden aybaşı 01.12.2019 tarihinden itibaren emekli sayılması gerektiğinin ve emeklilik aylığına hak kazanmış olduğu ile 01.12.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve bu tarihlerden itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerinde bir hata olmadığını fiiili hizmet zammı süresinin davacının talebindeki şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda.
506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B bendi gereğince davacının 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresinin (15.09.1991-23.05.2002) toplam 10 yıl 8 ay 8 gün olduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-j bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 gün prim ödemesiyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı; davacının 15.11.2019 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihinde sigortalılık süresi ve prim gün sayısı koşulunu sağladığı,
53 yaşını 01.08.2025 tarihinde ikmal ettiği ve 3 yıl 9 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammının, yaş haddinden indirilmesi (506 SK Ek m.39) sonucunda davacının (dava tarihinden sonra) 16.10.2020 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarını tamamladığı, bu tarihi takip eden aybaşı olan (01.11.2021) itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı halde Mahkemece, fiili hizmet zammının sigortalılık süresine ilavesi ile bu aşamadan sonra tahsis şartlarından olan yaş şartının belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kabul ve uygulama bakımından da; aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaksızın faiz başlangıcının belirlenmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince davalının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,
davanın kısmen kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi gerektiği ve yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 16.10.2020 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2020 tarihinden itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.02.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla ,
davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Yasa'nın Ek 39.maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi gerektiği ve yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı 16.10.2020 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2020 tarihinden itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.02.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi
gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, kendisi hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerin hatalı olduğunu fiili hizmet zammı süresinin sigortalılık başlangıç tarihinden geriye çekilmesi suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili ise davacı hakkında yapılan işlemlerinde bir hata olmadığını fiili hizmet zammı süresinin davacının talebindeki şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11353, K. 2023/11606, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama