İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11438 K.2023/11584

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, tahsis talebinde bulunulabilecek tarihin 31.05.2017 olarak tespiti davasında verilen…

Esas2023/11438Karar2023/11584Tarih21 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.400 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11438 E., 2023/11584 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/573 E., 2023/1476 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
... 17. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/66 E., 2020/57 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.400 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, tahsis talebinde bulunulabilecek tarihin 31.05.2017 olarak tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davacının muvazzaf subay olarak görev yaptığı süreye ilişkin 4 yıl 3 ay fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilerek emeklilik için kuruma müracaat tarihinin 31.05.2017 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili; sigortalının müvekkili Kurumdan emekli olabilmesi için gerekli olarak şartları sağlanmadığının ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki süreye ait fiili hizmet süresi olması nedeniyle fili hizmet gün sayısı yaşına ilave olmadığının talebinin kurumca yerine getirilmesinin mümkün olmadığını beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile davacının 4 yıl 3 ay fiili hizmet zammı süresinin tamamının hizmet başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesine; davacının emeklilik tarihinin 31.05.2017 olarak tespit edilmesi talebinin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile davacının dava açmadan önce emekli olacağı tarihin belirtilmesi konusunda Kuruma başvuruda bulunduğu, kurum tarafından 52 yaş koşulunun 31.08.2024 tarihinde dolacağının belirtildiği, davacının muvazzaf subaylık yaptığı süreye karşılık 4 yıl 3 ay fiili hizmet zammı süresinin bulunduğu, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.09.1991 olduğu,

fiili hizmet zammı süresi sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürüldüğünde bulunan 15.06.1987 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazanmak için 50 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5375 gün prim şartını tamamlaması gerektiği, davacının fiili hizmet zammı süresi sigortalılık başlangıç tarihi ve yaş şartından indirildiğinde davacının 50 yaşını doldurduğu 31.05.2018 tarihinde emekli aylığına hak kazanması gerektiği anlaşılmakla davalı kurumun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan değerlendirmeye göre ise mahkemenin gerekçesinde davacının 31.05.2018 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceği tespit edilmesine rağmen hüküm kısmında davacının emeklilik tarihinin 31.05.2017 olarak tespit edilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de;

davacının emeklilik tarihinin tespitini dava yoluyla talep etmekte hukuki yararının bulunduğu göz önüne alındığında, yargılama sırasında emeklilik şartlarını yerine getirmiş olması nedeniyle davacının emeklilik müracaatında bulunabileceği tarihin tespitine karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ...

17. İş Mahkemesinin 2018/66 Esas, 2020/57 Karar sayılı, 28.01.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, 4 yıl 3 ay fiili hizmet zammı süresinin hizmet başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesine, davacının emeklilik başvurusunda bulunabileceği tarihin 31.05.2018 tarihi olarak tespitine” dair karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma öncesi kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin bozma Kararında "....Eldeki davada, davacının dava tarihinden sonraki bir tarihte tahsis başvurusu yapılabileceğinin tespitini istediği anlaşılmakta ve mahkemece bu yönden de kabule dair karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının aylık bağlanması için yazılı başvuru şartının henüz gerçekleşmemiş olduğu, bu tarih geldiğinde dahi tahsis isteminde bulunup bulunmayacağının bilinemeyeceği dikkate alındığında, ileriye etkili olarak hüküm tesisinin, hukukumuzda mümkün olmadığı, bu durumun usul ekonomisi ilkeleri ile de bağdaşmadığı, hususlarının dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2- Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.

Uyuşmazlığın çözümü bakımından, öncelikle davacının hak kazandığı fiili hizmet zammı kavramı, niteliği ve 5434 sayılı Kanun'daki itibari hizmete ilişkin hükümlerin varlığı ile 506 sayılı Kanun kapsamında yer alan itibari hizmet süresi kavramları ile birlikte yaşlılık aylığı tahsis koşulları üzerinde durulmalıdır.

5434 sayılı Kanun'un 10 uncu kısmında (31 inci ila 34 üncü maddeleri arasında) fiili hizmet müddeti, 11 inci kısmında (35 ila 38 inci maddelerinde) ise itibari hizmet süresi düzenlenmiştir.

5434 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde “Fiili hizmet müddeti; iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddet” olarak tanımlanmış, 32 nci maddesinde.

İştirakçilerin, 5434 sayılı Kanun kapsamında kesenek ödenen her yılı için görevlerine göre eklenecek fiili hizmet zamları belirlenmiş ve 32 nci maddede gösterilen vazifelere yılbaşından sonra girenlerin fiili hizmet müddet zamlarının, girdikleri ay hariç olmak üzere, o yılın geri kalan ayları için ve yılsonundan önce ayrılanların fiili hizmet müddeti zamlarının, ayrıldıkları ay da dâhil olmak üzere, yılın geçmiş ayları için hesaplanacağı belirtilmiş, ayrıca fiili hizmet müddeti zamlarının, emeklilik işlemlerinde fiili hizmet sayılacağı fakat toplamının 8 yılı geçemeyeceği belirtilmiş olsa da,

Lokomotif makinist ve ateşçilerin bu süreden istisna olduğu, son olarak 34 üncü maddesinde ise, fiili hizmet sürelerinin her yıl ilgili kurumlarınca, yılsonlarından itibaren 3 ay içinde Sandığa göndermeye ilişkin zorunluluk düzenlenmiştir.

Eklemek gerekirse; 5434 sayılı Kanun'un geçici 205 inci maddesinde de, 32 nci madde gereğince fiilî hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden, hizmetlerine eklenen fiilî hizmet süresi zammı kadar indirim yapılır. Hükmü yer almaktadır.

5434 sayılı Kanun'da düzenlenen “itibari hizmet” süresi ise, 35 inci maddede “Bu kanun gereğince bağlanacak aylıklar ve yapılacak kesenek iadesi ve toptan ödemelerin hesabında fiili hizmet müddetlerine eklenen süredir” şeklinde tanımlanmış, 36 ncı maddede; iştirakçilerin, görevlerine göre fiili hizmet sürelerinin her yıl için fıkralarında gösterilen itibari hizmet süreleri ekleneceği belirtilmiş ve açıkça (zamlar hariç) tutulmuş olup, toplamlarının 3 aydan az ve toplamı 5 yıldan fazla olamayacağı belirtilmiştir.

506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde de “itibari hizmet süresi” kavramına yer verilmiş olup, bu maddede ise, “506 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılanların, kanunda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.” hükmü ile öncelikle; 18.02.2000 tarihli 1997/1 Esas ve 2000/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, salt sigortalılık süresine eklenmesi gereken süre olarak tanımlanmıştır.

506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesinde de "Bu Kanunun Ek 5 ve Ek 6 ncı maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanun'un 60 ıncı ve Geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Konu, son olarak 5510 sayılı Kanun ile düzenlenmiş ve 01.10.2008 günü itibarıyla aynı tarihte yürürlüğe giren “Fiili hizmet süresi zammı” başlıklı 40 ıncı maddesinde, belirtilen iş yerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu iş yerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç, sigortalının kapsamdaki iş yerleri ile birlikte işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının şart olduğu açıklanmıştır.

5510 sayılı Kanun'un “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında,

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” hükmü nedeniyle, tahsis koşulları bakımından davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 60 ve geçici 81 inci maddelerinde yaşlılık aylığından yararlanmak için kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve talepte bulunmak koşulları öngörülmüştür.

Ne var ki, Anayasa Mahkemesi 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararı ile “17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın mülga 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar vermiş ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere işten ayrılma koşulunu özünde Anayasaya aykırı kabul etmiştir.

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.

Yukarıda sayılan düzenlemeler birlikte irdelendiğinde; mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de 5434 sayılı Kanun'da yer alan “fiili hizmet zammının”,

iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı,

5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak,

5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir.

Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli,

sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....Dairemizin 2020/730-1983 Esas - Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin temyiz inceleme talebinde bulunması nedeniyle Yargıtay 10. H.D 2021/3695-17501 Esas Karar sayılı 30.12.2021 tarihli ilamı ile yukarıdaki hukuksal gerekçe ile bozulduğu,

mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonrasında bilirkişi raporu alınmış Yargıtay ilamında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda davacının fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesini ancak sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmemesi suretiyle yargılamanın devamı esnasında 31.05.2021 tarihi itibariyle aylığa hak kazandığı anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne, davacının 31.05.2021 tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespitine, davacının 4 yıl 3 ay fiili hizmet zammı süresinin tamamının emeklilik yaş haddinden indirilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine.." dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep ettiği şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi yerine kabulüne ilişkin verilen kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili talebi gibi karar verilmesini buna göre hukuki yararı olan bu davasında kabule dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, tahsis talebinde bulunulabilecek tarihin 31.05.2017 olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 32 nci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı HMK’nun 26 ncı maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,

şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

2.Eldeki davada ise davacı açtığı bu davasında, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçtiği belirgin olan, 4 yıl 3 aylık fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespiti ile buna göre davadan önceki bir tarih olan 31.05.2017 tarihi itibari ile tahsis başvurusunda bulunabileceğinin tespitini talep etmiş olup, davacının bu tarih itibari ile veyahut dava tarihi itibari ile veyahut da dava sırasında mahkemeden tahsis yapılmasına ilişkin bir talebinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, talebine ve uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hakka göre, davacı bakımından,

4 yıl 3 aylık fiili hizmet zammı süresinin, davacı hakkında ilk kez Emekli Sandığına girdiği 15.09.1991 tarihe göre, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi hükümlerinin uygulanması ile tabi olduğu yaş şartının belirlenmesi ve fiili hizmet zammı süresinin davacının tabi olduğu bu yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine ve fazla istemin reddine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11438, K. 2023/11584, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11438
Karar No
2023/11584
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11440 K.2023/11888
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/11442 K.2023/7532
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11443 K.2023/11400
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11444 K.2023/12157
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11445 K.2023/12807
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11446 K.2023/11354

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.