KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11440 E., 2023/11888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2012 E., 2022/1368 K.
- Hüküm/karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/16 E., 2020/205 K.
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Kurum, ..., ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Kurum, ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.07.1997 - 29.06.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde yardımcı eleman, direksiyon öğretmeni ve kayıt işçisi olarak aralıksız ve sürekli çalışmasına rağmen ancak sigorta primlerinin Kuruma eksik bildirildiğini, bu nedenle davacı tarafından iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek 01.07.1997 - 29.06.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde aralıksız ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... vekili, davacının tespitini istediği dönemin 1997-2013 yılları arası olduğunu, davalının kuruluş tarihinin 2011 olduğunu, davalının sorumluluğunun 1997-2013 arası değil 2011-2013 yılları arası olduğunu, şirketin 2011-2013 yılları arasında da davacının sigorta girişlerini usule uygun olarak zamanında yaptığını, davacının şirkette kısmi zamanlı olarak temizlik işlerinde çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelemesinde davacı ile ilgili işe giriş bildirgesi, davalı işveren tarafından hizmet bordrosu, ödenmiş prim ile çalışmaya dair belge olmadığını, bu nedenle davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının tespitini talep ettiği sürenin üzerinden 17 yıl geçtiğini, bu süre boyunca kuruma herhangi bir bildirimde bulunmaması gerçekte böyle bir çalışmanın olmadığını davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davacının çalışmış olduğu dönem içerisinde sigortasının yapıldığını, çalışmasının Kuruma bildirildiğini, daha fazla çalıştığına yönelik talebin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...'ye ait iş yerinde 01.03.2003 - 31.12.2005 tarihleri arasında toplam 1.020 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 1.020 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, davacının davalı ...'ye ait iş yerinde 01.01.2006 - 28.05.2008 tarihleri arasında toplam 888 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 876 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 29.05.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında,
08.09.2008 - 14.11.2008 tarihleri arasında devamlı ve sürekli çalıştığı, 15.04.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında ve 01.07.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında 2 ayda 1 hafta olmak üzere kısmi süreli olmak üzere 29.05.2008 - 31.12.2010 tarihleri arasında toplam 310 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 201 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, davacının davalı ...
Adana Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu iş yerinde 01.01.2011 - 29.06.2013 tarihleri arasında toplam 899 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 342 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum, ..., ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, tanık beyanlarında çelişkiler olduğu, çalışmanın ispatlanamadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili, sigortalılık tespit davaları 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup işbu davanın süresi içinde açılmadığını, davacı ..., davalı ...'nin sürücü kursunda direksiyon eğitmeni olarak çalıştığını iddia etmişse de eğitmenin direksiyon eğitimi verebilmek için olup öğreticilik yapacağı sınıftan en az üç yıllık sürücü belgesi sahibi olmaları koşuluyla Milli Eğitim Bakanlığı veya millî eğitim müdürlüklerince verilmiş Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesine sahip bulunması gerektiğini, davacının ise hem ilköğretim mezunu olup hem de Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesine sahip olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada dinlenen ...Şirketi tanıkları ..., ..., ... tanıklarından ..., bordro tanığı ... ve davacı tanıklarının alınan beyanlarında davacının davalı iş yerinde çalıştığının bildirildiği, dosya içerisinde davacı ile yapılmış olan 18.04.2008 - 28.06.2008 tarihleri arası kısmi süreli istihdam sözleşmesinin bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarında davacının çalışmasının kesintisiz olduğu anlaşılmakla davada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum, ..., ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalılar Kurum, ..., ... vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 2003/Mayıs-29.06.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar Kurum, ..., ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11440, K. 2023/11888, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama