KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11699 E., 2023/12493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1160 E., 2023/1793 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Çeşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/290 E., 2023/89 K.
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların murisi işverene ait işyerinde 01.04.1988 tarihi ile (askerlik yaptığı 01.09.1988 - 02.03.1990 tarihleri arasındaki süre haricinde) resmi kayıtlarda sigortalı olarak gösterildiği tarihe kadarki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ... ve ... vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, etki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin ... İş Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkillerinin murisinin yanında çalışmaya başladığında sigortaya bildirildiğini, Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davacının sigortalı çalışmaya başladığını iddia ettiği tarih 01.02.1988 olup, çalışmanın sona erdiği tarih itibariyle davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının davalıya karşı açmış olduğu davanın kabulü ile; davacının davalıların murisi ...'a ait... caddesi No:8 ardıç Mevkii ... Mahallesi Çeşme ... adresinde ev ve bahçenin bakımı ve bekçiliği işi ile işyerinde asgari ücret ile; 01.04.1988-01.09.1988 tarihleri arasında hizmet akti ile sürekli ve kesintisiz olarak çalışmasına rağmen 1400 günlük kuruma bildirilmeyen hizmetinin olduğunun tespitine, kuruma bildirilmeyen 1400 günün davalı tarafından sigorta primi ödenmek sureti ile feri müdahil SGK'ya bildirimlerinin yapılmasına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili, İlk Derece Mahkemesi kararında "..01.04.1988- 01.09.1988 tarihleri arasında hizmet akti ile sürekli ve kesintisiz olarak çalışmasına rağmen 1400 günlük kuruma bildirilmeyen hizmetinin olduğunun tespitine..." şeklinde belirtilmiş ise de kararda belirtilen 01.04.1988 ile 01.09.1988 tarihleri arasında 150 gün yaptığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kararda yazan tarihler ya da hesaplanan gün sayısının açıkça hatalı olduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, işe giriş bildirgesindeki imzanın sahibinin kesin ve şüpheden uzak bir şekilde tespit edilemediğini,
davacı ve kamu tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının sürekli ve kesintisiz fiili çalışması olduğunu ispat edemediğini, çalışma olgusunun varlığı hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, davacının kesintisiz çalıştığını kabulü yeterli delilin dosyaya celp edilemediğini, resmi delillerin aksine yeterli delil göstermeyen davacının dinlenen tanıklar da davacının iddiasının sabit kabulüne yeterli açıklıkça açıklamalar yapmadıklarını, eksik inceleme yapıldığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime açık şekilde ve hükme esas almaya elverişli olarak düzenlenmediğini, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,
bilirkişi raporunda Kurum kayıtları ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... uyuşmazlık konusu dönemde davalı adına kayıtlı işyerinin faal olduğu, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların davacının uyuşmazlık konusu dönemde eylemli ve fiilen çalıştığına yönelik beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, isteme konu, 01.04.1988-01.09.1988 tarihleri arasında 150 gün 10.03.1990-30.08.1993 tarihleri arasında 1250 gün olmak üzere toplam 1400 gün hizmet akdine tabi asgari ücretle çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla birlikte, mahkemece tefhim olunan kısa kararda davacının,
10.03.1990 - 30.08.1993 tarihleri arasındaki çalışmalarının tefhim edilmemesine rağmen, gerekçeli kararda bu dönemin belirtilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, mahkemece HMK’nın 297 inci maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir kısa karar ile bu kısa karara uygun şekildeki bir gerekçe yazarak hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan, ilk derece mahkemesinin tarafından karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak.
HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçelerine dayalı olarak
"1- a) Davalılar vekilinin ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; Çeşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin, 02.02.2023 tarihli, 2015/290 E, 2023/89 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, Davacının, davalıların murisi ... adına kayıtlı... caddesi No:8 ardıç Mevkii ... Mahallesi Çeşme ... adresinde ev ve bahçenin bakımı ve bekçiliği işi mahiyetli ... sicil sayılı işyerinde asgari ücret ile; 01.04.1988-01.09.1988 tarihleri arasında 150 gün, 10.03.1990-30.08.1993 tarihleri arasında 1250 gün olmak üzere toplam 1400 gün hizmet akdine tabi, sürekli ve kesintisiz olarak ççalıştığının tespitine, " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11699, K. 2023/12493, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama