KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11900 E., 2023/11518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/462 E., 2023/356 K.
- Karar
- Davanın reddi
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.2011 - 15.06.2015 tarihleri arasında davalı Apartman Yöneticiliği nezdinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Apartman Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eşi ve çocuklarının kalacak yerleri olmadığı için apartmanın boş duran dairesinde oturmak üzere yönetimce izin verildiğini, dairede oturmaya başladıktan sonra davacının etraftaki evlere temizliğe gittiğini, ara sıra apartmanda günlük olarak temizlik yaptığını ve bu temizliğin de ücretinin ödendiğini, davacının hiçbir şekilde kapıcılık yapmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/116 E. - 2018/14 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının eşinin başka bir işte çalıştığını, iş kazası sebebi ile bir müddet istirahatli olduğunu, davacının eşinin kapıcılık yapacak durumda olmadığını, davacının çalışmasını doğrulayan kamu tanıklarının beyanlarının değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2020/1599 E. - 2022/356 K. sayılı kararı ile mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında, "inceleme konusu eldeki davada, davacı 13.06.2011 - 15.06.2015 tarihleri arasında davalı Yakamoz Apt.
Yöneticiliği nezdinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece tüm dosya kapsamı itibariyle kapıcılık görevini davacının eşinin yerine getirdiği, davacının varsa bu çalışmasının eşe yardım mahiyetinde olduğu, çalışma olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı,
yapılması gereken işin, resen araştırma ilkesi kapsamında, dava konusu dönemde aynı veya civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşular, varsa kapıcı, yönetici ve güvenlik görevlisi, yine yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (komşu market,kasap, bakkal işleten ve çalışanları v.b. alışveriş yapılabilecek yerlerde görev yapmış kişiler) tespit edilip tanık sıfatıyla yöntemince beyanlarına başvurulmalı, tanıklık ve işverenlik sıfatları da celbedilecek kayıtlarla belirlenmeli; böylelikle çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip;
deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek oluşacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2022/462 E. - 2023/356 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya kapsamında dinlenilen tanıkların beyanlarından, kapıcılık görevini davacının eşinin yerine getirdiği, davacının çalışmasının eşine yardım etmek şeklinde olduğu, ayrıca davacının evlere temizliğe gittiği ve evde çocuk bakma işi ile de ilgilendiği göz önüne alındığında, davacının davalı iş yerinde 13.06.2011 ile 15.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak kamu tanıkları dinlenmesi gerekirken, apartmanda oturan kişiler ve apartman yöneticisinin hanımının kamu tanığı olarak dinlendiğini, bozma ilamında belirtilen şekilde tarafsız ve bağımsız kamu tanıklarının tespit edilip dinlenmesini, davacının eşinin talep edilen dönemde dava dışı başka bir işyerinden çalışmasının bulunduğunu, hatta işyerinde iş kazası geçirdiğini, bu hususun hastane raporları ile de sabit olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı Apartman Yöneticiliği nezdinde 13.06.2011 – 15.06.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacı 13.06.2011 – 15.06.2015 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, her ne kadar bozma sonrası 22.02.2023 tarihli kolluk tutanağı ile tespit edilen tanıklar dinlenmiş ise de, dinlenen tanıkların kamu tanığı sıfatın haiz olmadıkları anlaşılmakla, bir önceki bozma ilamında belirtildiği üzere, dava konusu dönemde civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşular, varsa kapıcı, yönetici ve güvenlik görevlisi, yine yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (komşu market,kasap, bakkal işleten ve çalışanları v.b. alışveriş yapılabilecek yerlerde görev yapmış kişiler) tespit edilip yöntemince beyanlarına başvurulmalı, tanıklık ve işverenlik sıfatları da celbedilecek kayıtlarla belirlenmeli; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek oluşacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11900, K. 2023/11518, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama