KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12404 E., 2023/13313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/791 E., 2023/570 K.
- Karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Birecik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/127 E., 2018/155 K.
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının babası olan ...’in, davalılardan ...’e ait işyerinde yükleme işlerinde çalıştığını ve davalı işverenin talimatı üzerine sebze ve meyve yükleme işi için bindiği sürücü ... yönetimindeki davalı işverene ait ... plakalı araç ile 19.01.2008 günü geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiğini belirtmek sureti ile trafik kazası olayının iş kazası olduğunun tespiti ile davacıya ölüm geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddi gereğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davalının; kardeşi ...’in de içerisinde bulunduğu trafik kazasına karışan aracın kendisine ait olmasından başka dava konusu olay ile herhangi bir hukuki irtibatının bulunmadığını, Birecik Sebze Halinde komisyoncu dükkanı bulunan davalının tek çalışanının ... olduğunu, ..., ... ve ... arasında kendi nam ve hesaplarına alım satım yapmak amacı ile ortaklık bulunduğunu ve ölüm geliri koşullarının da oluşmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2011/127 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/1243 Esas, 2019/1622 Karar sayılı kararıyla. Mahkemece; trafik kazasının gerçekleştiği gün itibarı ile ...’in, davalı ...’e ait komisyon evi işyerinde ve yükleme işlerinde çalıştığı gözetilmeksizin verilen kararın usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olduğu belirgin olup, HMK'nın 353/1-b-2 maddesine göre kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek,
davanın kabulü ile Müslüm ve Fatma oğlu, 20.10.1984 doğumlu ve [TCKN] T.C. kimlik numaralı müteveffa ...’in 19.01.2008 tarihinde geçirdiği trafik kazası olayının, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 11/A maddesi uyarınca iş kazası olduğunun ve davacı ...’e, babası ...’in iş kazası sonucu vefat ettiği 19.01.2008 tarihinden itibaren ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 23/I-C-b maddesi gereğince ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine;'' dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; taşıma işinde davacının murisinin sürekli çalıştırılıp çalıştırılmadığı, piyasa hamallığı ve çağrıldıkça gelen hamal olduğu iddia edilen davacının murisinin geçimini gerçekten bu şekilde sağlayıp sağlamadığının tespit edilerek davalı tarafça davacının murisinin serbest piyasa hamalı olduğu ve hizmet akdi ile çalışmasının bulunmadığının öne sürülmesi karşısında, davacının murisinin kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığının sorulması,
bilahare tarafları bilir, (özellikle Hal müdürlüğü'nden) tarafsız başkaca kamu tanıklarının tespit edilip dinlenmesi, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hal müdürlüğünün vermiş olduğu cevabi yazıda ...'in hamallık yaptığını ve halde bulunan esnaflarla pazarlık usulü yevmiye karşılığı bu işi yaptığının belirtildiği, ...'in çalışması bir bütün olarak değerlendirildiğinde hamal olarak çalıştığının, bu çalışmasının kendi nam ve hesabına olduğunun, çalışacağı işi seçme hakkının bulunduğunun, bir iş verene bağımlı şekilde çalışmadığının anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının Murisi ...'in davalının nezdinde hamal olarak çalıştığını, çalışmanın ispat edildiğini, kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Murisi ...'in 19.01.2008 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
İnceleme konusu dosyada, davacı murisi ...'in 19.01.2008 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ettiği, davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararının Dairemizin 25.05.2021 tarihli, 2020/4562 Esas, 2021/6889 Karar sayılı kararıyla; piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa muris ...'in kaydının olup olmadığının sorulması, bilahare tarafları bilir, (özellikle Hal Müdürlüğünden) tarafsız başkaca kamu tanıklarının tespit edilip dinlenmesi, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir.
Bu itibarla muris ...'in Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa buraya kayıtlı olup olmadığı araştırılmalı, bozmadan sonra dinlenen ve sebze meyve halinde iş yerleri olduğu anlaşılan tanıkların tekrar beyanları alınarak murisin onlar adına da çalışıp çalışmadığı, çalışmışsa ne suretle çalıştığı sorulmalı, yine Hal Müdürlüğünden başka tanıklar tespit edilerek murisin onlar adına çalışıp çalışmadığı, çalışmasının nasıl olduğu hususlarında beyanları alınmalıdır.
Ayrıca davalının kardeşi Mahmut Güldüren'in trafik kazası sonrası kolluk tarafından alınan ifadesinde muris ...'in hamal olduğunu belirtmesi nedeniyle Mahmut Güldüren beyanı ile tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, davalıya ait iş yerinde çalışması olan ...'a ait hizmet cetveli celp edilmeli, iş yerinin kapasitesi ve iş yerindeki çalışmanın nasıl olduğu irdelenmeli, dosyadaki tüm deliller değerlendirilmeli, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12404, K. 2023/13313, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama