KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13203 E., 2024/10997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2077 E., 2023/2738 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/11 E., 2023/111 K.
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının davalı iş yerinde 01.06.2016 tarihinde kaynakçı ustası olarak işe başladığı, 07.10.2019 tarihinde ustabaşının yapması gereken numune parçasının kesim işinin kendisine verildiğini, bölüm şefinin müvekkiline parçayı kesme işini verdiğini, müvekkilinin kalıp tezgahının üstüne malzemeleri oturtarak puntaladığını, parçaların arasında açıklık kaldığını görünce spiral taşı ile kesim yaparken spiral taşının sıkışması sonucunda müvekkilinin sol el baş parmağının kesildiğini, müvekkilinin elinde uygun olmayan normal bez eldivenin olduğunu, spiral taşının hiçbir koruyucusunun bulunmadığını,
kazadan sonra tüm spiral taşlarının toplanarak koruyucularının takıldığını, kazaya neden işin yapılması esnasında hiçbir güvenlik tedbirinin alınmadığını, müvekkilinin kalifiye bir eleman olması nedeniyle işini yaparken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini belirtilerek 50,00TL geçici iş göremezlik zararı, 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 02.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 165.865,60 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada davacı işçinin kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce alınan 24.03.2022 kusur heyeti raporunda davalı işverenin % 60, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, 14.07.2022 kusur heyeti raporunda davalı işverenin % 60, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının davalı işveren bünyesinde kaynak işçisi olarak çalıştığı, 07.10.2019 tarihinde numune malzemenin parçalarını puntaladıktan sonra bir parçada fazla boşluk kaldığını fark edip yaptığı puntoyu spiral taş ile kesmeye çalışırken, taşın geri teperek sol el baş parmağını kesmesi şeklinde iş kazası geçirerek yaralandığı, davacının kaza nedeniyle %5,1 oranında malul kaldığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Kazazede işçinin maddi tazminat talebine esas olmak üzere gerçek ücretinin belirlenmesi için sunulan taraf delilleri toplanmış, tanık beyanları, taraf beyanları dikkate alınarak bordrolardaki ücreti hesaplamalarda esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda talep edilen alacak kalemleri hesaplanmış, davacının geçici iş gücü kaybı tazminatı 489,67TL olduğu ve kalıcı iş gücü tazminatının 165.425,93TL olduğu bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememizce uygun görülerek hükme esas alınmış ve hesaplamalar itibar olunarak davacını tazminat talepleri hüküm altına alınmıştır.
Meydana gelen iş kazasında işçide oluşan cismani zarar nedeniyle iş kazasındaki işverenin kusur oranı ve davacıda meydana gelen maluliyet oranı nazara alınarak, davacı ve davalıların ekonomik ve sosyal durumları, meydana gelen olayda davacının duyduğu elem, acı ve ıstırap; manevi tazminat miktarını takdir ederken işverenlerin iş güvenliği tedbirlerini almalarına ve iş yerinde uygulamalarına hassas davranmalarını temin, dava ve kaza tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü nazara alınarak,
manevi tazminatın zenginleşme vasıtası sayılmaması ve davalı için ayrıca bir zarar ve yıkıma neden olmayacak hakkaniyete uygun bir meblağın taktir edilerek manevi tazminat olarak davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup..." gerekçesiyle,
"Davanın kısmen kabulü ile 1.489,67 TL geçici iş göremezlik tazminatının iş kazası tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.165.425,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının iş kazası tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı işçinin meydana gelen iş kazasında kusuru bulunmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının yaşadığı acı, üzüntü, manevi zararı karşılamaktan uzak olduğunu, hakkaniyete uygun karar verilmediğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili şirketin meydana gelen iş kazasında sorumluluğu bulunmadığını, şirketin gerekli eğitimleri verdiğini, güvenlik önlemlerini alıp, gerekli ekipmanların teminini sağladığını, davacının mesleğinde ehil bir kişi olduğunu, meydana gelen iş kazasının davacının kusurlu hareketi sonucu ortaya çıktığını, müvekkili şirkete atfedilen % 60 kusur oranının fahiş olduğunu, bu konudaki itirazları giderilmeden karar verildiğini, iş kazalarında olayın, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulması gerektiğini,
şirketçe tüm eğitimlerin verildiği ve koruyucu ekipmanların müvekkilince temin edildiği hususunun tüm tanık beyanları ile de sabit olduğunu, dosya kapsamında yapılan maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, hatalı kusur oranına ve hesaplamaya göre hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarınında hatalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava konusu iş kazasında tarafların kusur durumunun tespitine yönelik mahkemece aldırılan bilirkişi heyetinin 24.03.2022 tarihli raporunda davalı işverenin % 60, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, 14.07.2022 kusur heyeti raporunda davalı işverenin % 60, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sigortalı işçinin kaza tarihindeki yaşı, iş tecrübesi, davalı şirkette çalışma süresi ve davalı şirketin sorumluluğu bakımından tespit edilen kusur oranlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
SGK Başkanlığı Ankara Kocatepe Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04.05.2020 tarihli karar ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 5,1 olarak kabul edildiği, sürekli iş göremezliğe 19.12.2019 tarihinde girdiği, yardıma muhtaç durumda olmadığı, kontrol kaydı gerekmediği kararı verildiği,07.10.2019- 18.01.2020 tarihleri arası toplam 6.201,10 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, Yüksek Sağlık Kurulu’nun 06.07.2020 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 5,1 olduğuna, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 25.01.2021 tarihli kararı ile davacının meslekte kazanma gücü kaybının % 5,1 olarak belirlendiği,
yardıma muhtaç durumda olmadığı, kontrol kaydı gerekmediği kararı verildiği YSK ve Adli Tıp Kurumu tespitleri arasında çelişki bulunmadığı ve maluliyetin kesinleştiği belirlenmiştir.
Sürekli iş göremezlik derecesinin % 5,1 olarak tespiti, olayın oluş şekli ve kusur tahlilleri dikkate alındığında manevi tazminat olarak 100,000.00 TL talep edildiği, Mahkemece 40.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği, hükmolunan miktarın dosya kapsamı ile uyumlu ve makul olduğu sonucuna varılmıştır.... gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci, maddesi 5510 sayılı Kanun'un 13,16,18 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 ünü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan maddi tazminat ve manevi tazminat hükmü ile manevi tazminatın reddedilen kısmının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin maddi tazminat ve manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13203, K. 2024/10997, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama