İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13490 K.2024/313

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/13490Karar2024/313Tarih18 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.205 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/13490 E., 2024/313 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1359 E., 2022/2610 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/302 E., 2022/174 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.205 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 03.03.1992 tarihinde ikameti olan Kestanepınarı köyünde muhtar ve azaların köy karar defterinde aldıkları karar ile köy bekçisi olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirmeden sonra Kocaali Kaymakamlığının oluru ile göreve başladığını, bu görev için tarafına forma, koruculuk cüzdanı ve mavzer marka silah ve mermi verildiğini, bu görevi 30/03/2014 tarihine kadar bilfiil vazife başında bulunmasına rağmen sigorta primlerinin ödenmediğini, bu durumun maddi durumunu etkilediği gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu,

köy korucularının hukuki statülerinin 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak tanımlandığını, bu sebeple köy koruculuğu görevinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili, Kestanepınar Köy Tüzel Kişiliği'nin 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılmış olmakla davanın Kocaali Kaymakamlığı'na ikame edilmesi gerektiğinden müvekkil belediye yönünden husumet nedeniyle reddine, ayrıca 690 sayılı olağanüstü hal kapsamında çıkan KHK 48 inci maddesi ile 5510 sayılı kanuna eklenen madde kapsamında güvenlik korucusu olarak göreve başlayanlar ile görevleri sona erenlerin sigortalı işe giriş çıkış bildirgeleri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren 1 ay içinde ilgili valiliklerce verildiğini,

yine yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere hizmet süresinin belirlenmesi için davacı tarafından sunulan delillerin yeterli olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmede, davacının, Köy Tüzel kişiliğinde geçtiğini ileri sürdüğü hiçbir çalışmasının SGK' ya bildirilmediği, davacının tespite konu dönemde sigortalı çalışması da bulunmadığı, Köy karar defterinde köy bekçisi olarak görevlendirildiğinde ilişkin 03/03/1992 tarihli kaydın bulunduğu, kolluk araştırmasında davacının 1994-2014 yılları arasında Kestanepınarı Köyü Tüzel kişiliği nezdinde köy korucusu olarak aralıksız çalıştığının tespit edildiği, Kocaali Kaymakamlığı ve ilçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazılarından, davacının, korucu ve bekçi silahı taşıdığına ilişkin kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır.

Davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özenle yürütülmesi gerektiği için davacının tanık olarak bildirdiği, köy karar defterinde davacıya ilişkin kayıtta imzası bulunan kişiler dışında, ihtilafa konu dönemde köy tüzel kişiliğinde görev almış bir kısım aza ve muhtarlar tanık olarak dinlenmiş, davacıya silah teslim mazbatası verilip verilmediği araştırılmıştır. Dinlenen tanık anlatımlarından, davacının talep ettiği dönemde köy bekçiliği yaptığı, kendisine mavzer tabir edilen bir adet silah verildiği, davacının yaptığı işin sürekli olduğu anlaşılmakla, 6360 sayılı yasa gereğince Kestanepınarı Köy Muhtarlığı'nın tüzelkişiliğinin son bulması sebebi ile davalı ... Belediyesi nezdinde, köy bekçisi olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili, tanık beyanlarının çalışmanın tespiti için tek başına yeterli olmadığını, ayrıca yazılı belgelerle çalışma iddiasının desteklenmesi gerektiğini, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çalışmasının olduğunun ve 30/03/2014 yılına kadar kesintisiz bir şekilde devam ettiğine dair tanık beyanı bulunmadığını, davacının çalışmasının 2014 yılına kadar devam ettiğini ispatlayamadığını, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

Davalı ... vekili, kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin tam olarak giderilmeden hüküm kurulduğunu, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, görevsiz mahkemede açıldığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın Kocaali Kaymakamlığı ya da ...

Valiliği’ne açılması karşı açılması gerektiğini, dava dilekçesinde Kocaali Kaymakamlığı’nın oluru ile göreve başladığını iddia ettiğini, yasal düzenleme gereğince sigorta primlerinden müvekkili belediyenin sorumluluğunun olmadığını, davanın belirtilen yasal düzenlemeden sonra açıldığını, davanın açıldığı tarihinde davacının köy tüzel kişiliği ile süren bir davası bulunmadığından davada taraf olamayacaklarını, davacı dava dilekçesinde müvekkili ile ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, talep kısmının ıslah edilmediğini, talebin dışına çıkılarak hatalı karar verildiğini,

gerekli köy tüzel kişiliği belgelerinin gerektiği gibi toplanmadığını, gerekli kişilerin beyanlarına da gereği gibi başvurulmadığını, Kocaali Kaymakamlığı ve SGK’dan gelen müzekkere cevaplarında dava ile ilgili yazılı kayıt olmadığını, çalışmaların emsal Yargıtay kararları geriği yazılı belgelere dayanması gerektiğini, davacının hiç bir zaman belediye çalışanı olmadığını, belediye çalışanı olduğuna dair iddiasının bulunmadığını, davanın kaymakamlık aleyhine açılmışken, gerekçeli kararda davalı olarak kaymakamlığın gösterilmediğini, davanın belediye ile ilgisinin bulunmadığını, talebin açıkça kaymakamlık ile ilgili olduğunu,

davacının köy korucusu olarak çalıştığını ancak davalı müvekkil tarafından sigorta girişinin işe başladığı ilk günden son güne kadar hiçbir gün yapılmadığını, bu durumu yıllar sonra emeklilik işlemlerini gerçekleştirmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracaat ettiğinde tesadüfen öğrendiğini beyan ettiğini, davacının çalışma olgusunun fiilen sürekli ve kesintisiz devam ettiğini kanıtlamak zorun olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getiremediğini, tanık beyanlarının davacı lehine değerlendirilmesinin yargısal içtihadlara aykırı olduğunu,

tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, tanık anlatımlarının çelişkili ve yetersiz olduğunu, yeterince kamu tanığının dinlenilmediğini, davacının herhangi bir ücret almadığı,

dolayısı ile emsal kararlardaki şartların gerçekleşmediğinin açık olduğunu, yapılan kolluk araştırması ve Kocaali Kaymakamlığı cevaplarında davacının korucu ve bekçi silahı taşıdığına ilişkin kayda rastlanmadığının belirtildiğini, bu durumun gereğince değerlendirme konusu yapılmadığını, ücret almadan çalışan bir kişinin açtığı hizmet tespit davasının reddinin gerektiğini, 08.01.2013 havale tarihli belgede açık bir şekilde ‘’köyümüzde çalışan personel bulunmamaktadır.’’ denildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesinin önceki kararının dairemiz kararı ile eksik inceleme ve yeterli araştırmaya dayanmaması nedeniyle kaldırıldığı, ilk derece mahkemesince kaldırma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapıldığı, giderilebilecek eksikliklerin giderildiği,

kaldırma kararı sonrasında dinlenen kamu tanığı beyanları ve aynı köyde muhtarlık yapan tanıkların beyanına göre davacının köy karar defterine göre önceki köy bekçisi ...'in yerine 03.03.1992 köy bekçisi olarak görevlendirildiği tarihten yasal düzenleme sonucu görev yaptığı köyün tüzel kişiliğinin sona erdiği 30.03.2014 tarihe kadar köy bekçisi olarak görev yaptığı, davacı çalışma iddiasını aynı dönemde görev yapan kamu görevlileri ve muhtarların beyanı ile çalıştığını ispat ettiği, 6360 sayılı Kanun uyarınca ... ilindeki köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak mahalleye dönüştüğü ve bağlı bulunduğu ilçe belediyesine bağlandığı,

husumetin davalı ... yöneltilebileceği, ilk derece mahkemesinin ara kararı doğrultusunda davaya dahil edildiği, davada görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

4) 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesi hükmüne göre. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir.

Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez.

Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

3. Değerlendirme 1)Eldeki dava, davacının, davalı işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, öncelikle davacı dinlenilerek davasını somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde hangi tarihte göreve başladığı, hangi tarihler arasında hangi muhtar ve ihtiyar heyeti ile görev yaptığı, kendisine silah teslim edilip edilmediği sorulmalı, edilmişse ve varsa belgesinin temini sağlanmalı, davacının her yıl ücretini ne şekilde ve kimden aldığı, hangi süreye kadar çalıştığı hususları ayrıntılı olarak sorulmalı;

davacının çalıştığı dönemde görev yapan tüm muhtar ve azalar dinlenilmeli, özellikle 13.11.1994 tarihli köy karar defterinde köy 1'inci azası ve köy korucusu ...'e ödeme yapıldığı hususunun belirtilmesi karşısında ... de dinlenilmek suretiyle köy korucusu görevi yapıp yapmadığı belirlenmeli, dava dışı Ömer'in hangi tarihlerde çalıştığı hususu belirlenerek bu tarih öncesine ilişkin dönem yönünden kesintili çalışma olup olmadığı hususu üzerinde durularak hak düşürücü süre yönünden de yapılacak değerlendirme uyarınca karar verilmelidir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13490, K. 2024/313, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13490
Karar No
2024/313
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13496 K.2024/81
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13498 K.2024/307
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/13502 K.2024/151
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13502 K.2024/306
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13504 K.2024/397
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/13506 K.2024/239

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.