KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1436 E., 2024/6279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1944 E., 2021/898 K.
- Karar
- Esastan Ret - Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1106 E., 2019/241 K.
Karar Metni
1.588 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı ...Ş. (Halk Sigorta A.Ş) istinaf istemlerinin esastan reddine, davalı ... Belediyesi Başkanlığının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... sigortalı ...'ın 23/07/2016 günü görevi başındayken kullandığı iş makinesinin arızalanması sebebiyle yoldan çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini, kazanın teknik arızası bulunan iş makinesi ile davacının göreve gönderilmesi sebebiyle gerçekleştiğini iddia ederek Belirsiz Alacak davası mahiyetinde eş ... lehine 5.000 TL, çocukların her biri lehine 1.000 TL’şer maddi tazminat ile manevi tazminat olarak eş lehine 150.000 TL,
çocukların her biri lehine 100.000 TL’şer manevi tazminatın ve davacılar lehine taziye ve mevlit gideri olarak 10.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini eş ... için 115.798,54 TL'ye, çocuk Mizgin için 13.567,84 TL'ye, ... lehine 3.312,24 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... Belediyesi; kazanın aracın bakım ve onarımının yapılmamasından kaynaklandığı iddia edilmişse de; sunulan fişe göre aracın arızasının giderildiğini, 250 saatte bir periyodik bakımlarının da yapıldığını, kaza günü yeni onarımdan çıkan araçta herhangi bir arıza olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği hususunda tüm tedbirleri aldıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Halk Sigorta vekili; davalı şirketin poliçeden dolayı sorumluluğunun sadece maddi hasarları teminat altına aldığını, söz konusu kazanın araç sürücüsü ...'ın kendi kusuru sebebiyle meydana gelmesinden dolayı sigorta poliçesi genel şartları gereği teminat dışı olması sebebiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile maddi tazminat istemi yönünden; eş ... lehine 115.798,54 TL'nin çocuk Mizgin lehine 13.567,84 TL'nin, çocuk ... lehine 3.312,24 TL'nin kaza tarihinden faiziyle beraber (davalı Halk Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline, çocuklardan;
..., ... ve ...'nın tazminat alacakları karşılandığından destekten yoksunluk tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eş lehine 40.000 TL, çocukların her biri lehine 30.000 TL’şer manevi tazminat isteminin kaza tarihinden faiziyle davalı ... Belediyesinden tahsiline, davalı sigortanın manevi tazminattan sorumlu olmaması nedeniyle reddine, cenaze taziye ve mevlit gideri belgelendirilmediğinden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlar, davacılar vekiline karar 29.07.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, davacılar vekili süreden sonra 06.09.2019 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, taziye ve mevlit giderlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde; alt işveren şirkete husumet yöneltilmemesinin hatalı olduğunu, alt işverene de dava açılması gerektiğini, kaza yapılan aracın arızasının giderildiği ve periyodik bakımlarının düzenli olarak yapıldığını, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı ...Ş. (Halk Sigorta A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde; SGK'nın davaya dahil edilmesi gerektiğini, kazanın murisin kusuruyla meydana geldiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, alınan bilirkişi raporunda sigorta hukuku uzmanının olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.
"Kusur yönünden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemece hükme esas alınan 07/05/2017 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu,
yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek, kazanın davalı işverenin görevlendirdiği yol yapım işi sırasında, kazaya yakın tarihlerde murisin kullandığı araca ilişkin defaten arıza ve tamir kaydı bulunduğu halde gerekli herhangi bir iş güvenliği önlemi alınmaması, işverenin denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiği de gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oran ve aidiyetlerine yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, Sigorta yönünden yapılan istinaf incelemesinde.
Eldeki davanın sadece davalı belediyeye ve sigorta şirketine karşı açıldığı, davalı ... muris sigortalının alt işveren işçisi olduğunu, alt işverenin asıl işverenle teselsülen sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bu durumun sonuca etkisinin bulunmadığı, dava dışı alt işverenlerin sorumluluğunun işverenler arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği ve ilerde açılması muhtemel rücu dosyasında değerlendirilebileceği anlaşıldığından davalı belediyenin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmediği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi gereğince maddi tazminattan poliçe limitiyle sorumlu tutulmasının yerinde olduğu,
davacı tarafın talep ettiği mevlit ve cenaze giderlerini belgelendiremediği gibi davalı Belediyenin ... sigortalının cenaze giderlerini karşıladığı, davacıların adet gereği yaptıkları mevlit ve taziye giderlerini ise davalılardan isteyemeyeceğinden verilen ret kararının yerinde olduğu,
tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, davacıların murislerinin vefatı nedeniyle duydukları elem ve acı, olay tarihi, UYAP sistemi üzerinden temin edilen nüfus aile kayıt örneğine göre davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, eş ... için takdiren 30.000,00 TL, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçeleriyle.
Davacılar vekili ile davalı ... vekillerinin tüm, davalı ...
Belediyesi Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf taleplerinin esastan reddine, HMK 353/1-b.2 ve 355. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ortadan kaldırılarak; davanın kısmen kabul ve, kısmen reddi ile eş ... lehine 115.798,54 TL'nin çocuk Mizgin lehine 13.567,84 TL'nin, çocuk ... lehine 3.312,24 TL'nin kaza tarihinden faiziyle beraber (davalı Halk Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline, çocuklardan;
..., ... ve ...'nın tazminat alacakları karşılandığından destekten yoksunluk tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eş lehine 30.000 TL, çocukların her biri lehine 20.000 TL’şer manevi tazminat isteminin kaza tarihinden faiziyle davalı ... Belediyesinden tahsiline, davalı sigortanın manevi tazminattan sorumlu olmaması nedeniyle reddine, cenaze taziye ve mevlit gideri belgelendirilmediğinden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatların azaltılmasının hatalı olduğunu, cenaze ve taziye giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; alt işveren şirketlere dava açılmadan doğrudan müvekkiline dava açılmasının hatalı olduğunu, tamir fişlerinden ve iş emirlerinden araçtaki arızaların zamanında giderildiğinden olay tarihinde bir arızası olmadığı halde bu sebeple kusur verilmesinin hatalı olduğunu araç arızlaarına süresinde müdahale edildiğini,buna rağmen müvekkiline %75 aracı hatalı kullanan operatöre %25 kusur verilmesini hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında asli kusurun davacıya ait olduğunun sabit olduğunu aracın uygun hızda kullanılmadığını, manevi tazminatların fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "İstinaf Mahkemesince yapılacak ön inceleme" açısından aynı kanunun 352.maddesi, "İstinaf Mahkemesince duruşma yapılmadan verilecek kararlar" açısından aynı kanunun 353 üncü maddesinde ve "Adli Tatil" hükümleri açısından aynı kanunun 102, 103 ve 104 üncü maddelerinde düzenlemeler ilgili mevzuat hükümlerini oluşturmaktadır.
3. Değerlendirme
1.Somut olaya uygulanması açısından adli tatil hükümleri üzerinde durmak faydalı olacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 102.maddesine göre adli tatilin, her yılın yirmi temmuz günü başlayıp, otuz bir ağustos günü sona ereceği ve yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı belirtilmiştir.
Bu süre içerisinde görülecek dava ve işler yönünden ise 103. maddede düzenleme yer almakta olup 104.maddesi kapsamında Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı belirtilmiştir.
Ancak "103/1-ç" maddesi kapsamında hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar için adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 417/3. maddesi kapsamında ise işçinin ölümü halinde zarara uğrayanların zararlarının tazmininin iş sözleşmesine aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğu düzenleme altına alınmıştır.
Bu açıklamalar karşısında gerek sigortalının iş göremezliğe uğramasından, gerekse de vefatı nedeniyle destekten yoksunluktan kaynaklı hak sahipleri tarafından açılan tazminat davaları yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. (Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2022/11679 E- 2023/95 K sayılı ilamı da bu yöndedir)
2.Bu açıklamalar doğrultusunda iş bu temyize konu olayda; ilk derece mahkemesi kararının davacılar vekiline 29.07.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, davacılar vekilinin adli tatil hükümleri uygulanmayan iş bu dava için istinaf başvurusu için kanun gereği tanınmış yasa yolu süresinden sonra 06.09.2019 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nun 352. maddesi gereğince süreden reddi gerekirken, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353. maddesi gereğince esasının incelenerek yukarıda yazılı şekilde gerekçe oluşturmak suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
3. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4. O halde, HMK'nın 369/1. maddesi kapsamında kanunun emredici hükmüne aykırı görülen bu husus re'sen dikkate alınarak, bu aşamada davacı ve davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekillerinin, sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Makemesinin kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
3.Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1436, K. 2024/6279, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama