İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/2005 K.2024/5973

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2005Karar2024/5973Tarih28 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.074 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/2005 E., 2024/5973 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1845 E., 2021/1782 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
Sayısı
2015/769 E., 2020/20 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.074 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ... Garımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ...

Garımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı şirket vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 22.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden ...

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 861.562,52 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacı lehine 303.150,77 TL maddi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verdi karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Garımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle hükme esas alınan hesaplama ihtimalindeki ücretin yerinde olmadığını, birinci seçenekte davacının dosyada ispatlanan gerçek kazancı üzerinden 861.562,52 TL tazminatın hesaplandığını, bunun gerçek kazanç üzerinden yapılan bir hesaplama olduğunu, bu hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda hiçbir izahat yapılmadan dayanaksız bilirkişi raporunda asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verildigini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hesap bilirkişi raporunun birinci seçeneğine göre 861.562,52 TL maddi tazminat tutarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalılar arasındaki ilişkinin alt işveren asıl işveren ilişkisi olmadığını, taraflar arasında anahtar teslimi inşaat işi yaptırılması işinin olduğuna dair itiraz ve iddiaların hiçbir şekilde incelenmeksizin araştırmaksızın karar gerekçesinde de bu süreç bir şekilde değerlendirmeye almadan karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, dava konusu olayda davalılar yani müvekkili şirket ile diğer davalı mütahit şirket arasında imzalanan 09.06.2014 tarihli inşaat sözleşmesinin anahtar teslimi inşaat sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını,

bu sözleşme gereğince iş güvenliği Anlamında tüm yetki ve sorumluluğun diğer mütahit şirkette olduğunu, müvekkili şirketin gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olduğunu, yasa gereği inşaat işini bizzat üstlenmesinin yasak olduğunu, bu itirazlarının gözönüne alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, hâkimin bilgi ve tecrübesi ile çözebileceği konularda bilirkişiye başvurmasının uygun olmadığını, ayrıca sürekli iş göremezlik oranının hatalı olduğunu bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, asgari ücretin 3.91 katının hesaplamaya esas alınmasının ve PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,

davacı taraf yararına hükmedilen vekalet ücretinin çok fahiş olduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Garımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hesap raporunda bilirkişi tarafından iki seçenekli bir hesaplama yapıldığını, birinci seçenekte müvekkilinin dosyada ispatlanan gerçek kazancı üzerinden 861.562,52 TL tazminat hesaplandığını, ikinci seçenekte ise asgari ücret baz alınarak 303.150,77 TL tazminat hesaplandığını, müvekkilinin gerçek kazancı üzerinden yapılan 861.562,52.TL tazminat tutarı üzerinden talep artırım dilekçesi sunulmuş ve harcı tamamlanmış olmasına rağmen mahkemenin gerekçeli kararında hiç bir izahat ve gerekçeye dayanmaksızın bilirkişi raporunda asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ...

Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana geldiği yerin müvekkilinin değil, diğer davalı yüklenici firmanın şantiyesi olduğunu, bu hususun dosyadaki mübrez sgk yazıları ve kayıtları ile de sabit olduğunu, kazanın meydana geldiği şantiyenin diğer davalı yükleniciye ait olduğu dosya kapsamında ispatlanmış olduğu halde istinaf mahkemesinin aksi yönde, yani kazanın meydana geldiği şantiyenin müvekkiline ait olduğu yönündeki kararının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu olayda "asıl işveren" sıfatı bulunmadığını,

istinaf mahkemesi gerekçeli kararında "davalı şirket asıl işveren sıfatıyla davaya konu tazminatlardan sorumludur" şeklindeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin bir inşaat firması değil, gayrimenkul yatırım ortaklığı olduğunu, ilgili mevzuat gereğince müvekkili şirketin bizzat kendi eliyle inşaat yapmasının yasak olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince iş güvenliği anlamında tüm yetki ve sorumluluğun diğer davalı müteahhit şirkette olduğunu, SGK inceleme raporunda müvekkili şirkete hiçbir kusur atfedilmeyip, diğer davalı firmanın %100 kusurlu bulunduğunu,

ilk derece mahkemesi ilamının gerekçesiz ve usule aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi hakiminin kendi bilgi ve tecrübesi ile çözümlemesi gereken bir konuda bilirkişi tespitlerini hükme esas aldığını, davalılar arasındaki ilişkinin niteliğinin tespitinin hukuki bir mesele olması hasebiyle hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi bir konu olduğunu, ilk derece mahkemesinin tazminat hesaplamasına esas aldığı sürekli işgörmezlik oranının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, bilirkişinin davacının eğitim durumu,

yaptığı iş ve kazancı belirlenmiş olmaksızın asgari ücretin 3,91 katı üzerinden hesaplama yapması ve PMF-1931 tablosuna göre ömür hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen 303.150,77-TL maddi tazminat tespitinin de fahiş olduğunu, faizi ile birlikte 600.000,00 TL'ye ulaşan tazminat tutarının adalet ve hakaniyet duygusunu açıkça zedelediğini, dolayısıyla istinaf mahkemesinin red kararının bozulmasına karar verilerek tazminatta indirime gidilerek hakkaniyet ve nesafete uygun bir tutara hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosya kapsamından, davalı ... şirketinin bir gayrımenkul yatırım ortaklığı şirketi olduğu, davalı ... şirketinin Kocaeli ili Çayırova ilçesi, Akse Mahallesi, G22b19a1b-1c Pafta, 2080 ada, 1 parselde bulunan arsanın üzerinde bina ara kat zemin betonları hariç toplam 52.250 m2 kapalı depo inşaatı işini dosya kapsamında yer alan 09.05.2014 tarihli sözleşme ile diğer davalı MDC Şirketine verdiği,

davacının davalı MDC Şirketinin işçisi olup kalıpçı ustası olarak çalıştığı, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda davalılar arasındaki sözleşmesinin 5 nci maddesinde özetle iş sahibinin işin denetimi ve inşaat alanında kendi adına hareket etmesi için bir veya birkaç kişi atayabileceği, iş sahibinin atayacağı denetleyicilerin iş alanın her alana gireceği, her türlü belgenin ve bilginin verileceği, denetçilere uygun yer temin edileceği, iş sahibinin yükleniciye talimatlarını yazılı olarak vereceğinin belirtildiğini, madde 19’da iletişim adresleri verilerek her türlü yazışmanın inşaat koordinatörü ve proje müdürüne gönderileceği,

bu yetkililerin sözleşme bedeli ve kapsamı ile görüşme yapma yetkisi olmadığının belirtildiği, davalı ...

GYO A.Ş.'nin inşaat işi ile ilgili sürekli bir çalışanı işyerinde bu amaçla görevlendirdiği, inşaatın yapım sürecinde görevlendirdiği kişilerin sözleşme gereği yetkili olduğunun, diğer bir deyişle inşaatın anahtar teslim şekilde yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davalı ... şirketinin asıl, işveren davalı MDC şirketinin ise alt işveren olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da aynı kabulden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

Somut olayda, dosya kapsamı ve özellikle davalılar arasındaki 09.05.2014 tarihli sözleşme içeriği dikkate alındığında davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin asıl işveren olmadığı, eser sahibi olduğu, eser sahibinin eseri denetlemek için görevlendirdiği denetmenlerin konumu nedeniyle davalı ... Şirketinin asıl işveren sayılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında adı geçen davalının asıl işveren olduğu kabulünden hareketle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; davalı ... Şirketinin asıl işveren olmadığını dikkate almak suretiyle kusurun oran ve aidiyetinin yeniden tespit edilmesi noktasında kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alarak kusur durumunu tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit etmek ve usuli kazanılmış hakları gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Davalı ... Şirketi vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

5. Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'a yükletilmesine, davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Avukatı yararına takdir edilen 17.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2005, K. 2024/5973, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2005
Karar No
2024/5973
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/2006 K.2024/5650
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2007 K.2024/1596
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2012 K.2024/1733
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2013 K.2024/4412
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2015 K.2024/2396
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2016 K.2024/1291

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.