KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11542 E., 2024/13747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/212 E., 2024/206 K.
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.04.2003 -Haziran 2014 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının 2000, 2004 ve 2007 yıllarında ... 3 çocuk annesi olduğunu, dolayısıyla tespiti istenilen 2003 yılı ve devamı dönemlerde hamilelikler ve yeni doğumlar nedeniyle çalışmasının mümkün bulunmadığını, ancak çocukları büyüyüp, eşi ...’ın tamamen tesisat işine döndüğü tarih olan 05.02.2012 tarihinde çalışmaya başladığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının iddiasını yazılı delil ve belgelerle ispatlaması gerektiğini, dava kamu düzenine yönelik olmakla, işverenin kabulünün tek başına bir sonuç doğurmayacağının Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2017 tarihli 2018/3119 Esas 2019/3962 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin19.03.2018 tarihli 2017/1095 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Hukuk Dairesinin 20.05.2019 tarihli 2018/3119 Esas, 2019/3962 Karar sayılı ilamı ile somut olayda, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, çalışma iddiasının kanıtlanamadığı ve hükmün bu şekli ile infaz kabiliyetinin olmadığı gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebine konu dönemde doğumdan önceki 8 haftalık ve doğumdan sonraki 8 haftalık sürede fiilen çalışmadığı kabul edilmek suretiyle, dinlenen tanık beyanlarına itibarla, davacının davasının kabulüne; davacının davalı işveren ... Apartmanı Yönetimine ait 1440207.35 sicil sayılı işyerinde 01.04.2003-15.06.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 3795 gün süreyle çalıştığının bu çalışmasının 842 günlük kısmının SGK'ya bildirildiğinin, 2953 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tüm kat maliklerinin arsa payları oranında davalı taraf olmaları gerektiğini, 30.10.2020 tarihinde meydana gelen depremden sonrası apartman hakkında yıkım kararı verildiğini, binanın yıkılması ile kat mülkiyetinin sonlandığını, hükme esas alınan tanık ifadelerinin davacının iddiasını ispata yeterli olmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürmüştür.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde kısmi süreli çalışma hususu irdelenmeden bu konuda hesaplama yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının haftada sadece 1 gün temizlik yaptığının tanıklarca ifade edilmesine karşın tam zamanlı çalışmanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, işin niteliği gereği günde kaç saat çalışıldığının hesaplanmadığı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında verilen karar ile davacının talebine konu dönemde doğum yaptığı sürelere göre, doğumdan önceki 8 haftalık ve doğumdan sonraki 8 haftalık sürede fiilen çalışmadığı kabul edilmek suretiyle, dinlenen tanık beyanlarına itibarla, tam gün üzerinden çalışmalarının tespitine karar verilmişse de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davacının kapıcılık faaliyeti kapsamında davalı apartman bünyesinde hangi işleri ne kadar sürede yapıp yapmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır.
Mahkemece bir önceki bozma ilamı içeriği gözetilerek, davacının hangi tarihten itibaren davalı apartman yönetimine ait dairede oturduğu, abonelik kayıtları ve ikamet bilgileri nazarında araştırılmalı, davalı apartman sakinleri ile kat maliki olmayan kiracıların ifadelerine başvurarak, davalı apartmanın kaç katlı olduğu, kaç dairesi olduğu, bahçesi olup olmadığı, varsa büyüklüğü, davalı apartmanın bir kapıcıya ihtiyaç duyabilecek nitelikte olup olmadığı, davacının davalı apartmandaki çalışmasının hangi işleri kapsadığı,
çöp toplama, servis yapma, temizlik, merdiven yıkama gibi işleri yapıp yapmadığı sorulmalı, davacı ...’dan önce kimin kapıcı olarak çalıştırıldığı sorulmalı, davacının davalı apartmandaki çalışmasının tam süreli ya da part time (kısmi süreli) olup olmadığı tespit edilmeli, davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediği belirlenmeli, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç işgününe karşılık olduğu hususu uzman bir bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle açıkça saptandıktan sonra toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11542, K. 2024/13747, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama