İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14816 K.2025/10270

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...…

Esas2024/14816Karar2025/10270Tarih18 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.074 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/14816 E., 2025/10270 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/148 E., 2024/262 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.074 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacılar murisi ... ...'in ... Taşımacılık Hayvan Ürünleri ve Turizm Ticaret Ltd.

Şti.'nin 20/5 pay oranında ortak olduğunu, şirket yetkilisi olmadığını, ... ...'in 17.09.2002 tarihinde vefat ettiğini mirasçı olarak ..., ... ve ...'i bıraktığını, ... ...'in ölümünden 17.08.2006 tarihine kadar ayrı ayrı şirket ortağı olarak tescil edilmediklerini, diğer bir değişle şirketin ortak sıfatı taşımadıklarını, 17.08.2006 tarihinde şirket hisselerinin tamamının diğer şirket yetkilisi olarak ...'ya TTK Hükümlerine uygun olarak devrettiklerini devrin alacak ve borçları ile birlikte devrolduğunu,

Kurumun şirketin ödemediği 1999/1-2001/12 süresi ile 2002/6-2008/12 aylar süresi sigorta primleri ve ek İSP+Ö.V.İ+EKP +D.V alacaklarının tahsili zımnında 21.03.2013 tarihinde haklarında takibe geçildiğini, ödeme emirlerinin 29.03.2013 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, şirket ortaklarının bu alacaklardan sorumluluğunun ortak oldukları süre ile sınırlı olduğu,

bu durumda şirketin Kuruma olan borcundan sorumlu oldukları miktarın 69.160,17 TL olabileceğini, ... ...'den intikal eden hisselerini 17.08.2006 tarihinden devrettiklerini, ... ...'in ölüm tarihinden devir tarihine kadar ayrı ayrı şirket ortağı olmadıklarını, bu bağlamda ödeme emirlerinin toplam 57.441,98 TL'lik kısmının iptali gerektiği, 1999/1-2001/12. aylar süresi takibe konu alacaklar hakkında 5 yıllık zamanaşımının uygulanacağını, bu alacaklar yönünden ödeme emrinin 21.03.2013 tarihinde tebliğ edildiğini,

takibin açılış tarihi itibariyle muris ... ...'e bir tebligat gönderilmediğinden onun yönünden ve mirasçıları yönünden 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, bu bağlanma alacaklar için 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu, kaldı ki bu alacaklar yönünden 10 yıllık zamanaşımının da dolduğunu, bu nedenlerle tüm ödeme emirlerinin ve bu bağlamda haklarında açıldığı bildirilen takiplerin iptallerine, olmadığı takdirde toplam sorumlu olabilecekleri tutar 24.749,86 TL olduğundan ödeme emirlerinin 251.890,83 TL''lik kısmının kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.12.2013 tarihli kararı ile davanın kabulü ile ödeme emirlerine dayanak olan borçların doğum tarihleri 2007 ve öncesi olanların zamanaşımı diğerlerinin davacıların muristen kalan hisselerini devretmiş olmaları sebebiyle borçtan sorumlu olmadıklarından dolayı dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

Mahkemenin 26.12.2013 tarihli kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenleme gereği, davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu belirtilerek, bu çerçevede 6552 sayılı Kanun'un tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığının incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı

Mahkemece verilen 24.03.2015 tarihli kararıyla; "... 6552 sayılı Kanun gereği Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığı hususunda Mahkememizce resen araştırma yapılması gerekmediği gibi davacının da Mahkememize davasından feragat ettiğine dair bir dilekçe vermesi de söz konusu olmadığından (Karar lehine olduğu için feragat dilekçesi verilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır)..." gerekçesiyle önceki kararda direnilmek suretiyle davanın kabulü ile ödeme emirlerine dayanak olan borçların doğum tarihleri 2007 ve öncesi olanların zamanaşımı diğerlerinin davacıların muristen kalan hisselerini devretmiş olmaları sebebiyle borçtan sorumlu olmadıklarından dolayı dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması Dairemizin 09.11.2015 tarihli kararı ile direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2018 tarihli kararı ile bozma kararına direnilen hususların infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde açıkça belirtilerek, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerektiği belirtilerek Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 24.09.2019 tarihli kararıyla "Mahkememizin 26.12.2013 tarihli kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.10.2014 tarih 2014/2438 Esas, 2014/20761 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece karar tarihinde yürürlüğe giren düzenleme gereği davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu gözetilmeli, bu çerçevede 6552 sayılı Kanun'un tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanıp yararlanmadığı incelenmeli, yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile geçici 60. maddenin 9. fıkrasının hükmü de gözönünde bulundurularak,

yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmelidir." gerekçesi ile bozulmuş ise de Mahkememiz kararı davacı lehine olup 6552 sayılı Kanun gereği Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığı hususunun Mahkemece re'sen araştırılması gerekmediği gibi davacı da Mahkememize davadan feragat ettiğine dair herhangi bir talepde bulunmadığından Mahkememizin 26.12.2013 tarihli kararında direnilmesine;

Davanın kabulü ile ödeme emirlerine dayanak borçların doğum tarihleri 2007 ve öncesi olanların zamanaşımı, diğerlerinin davanın muristen kalan hisselerini devretmiş olmaları nedeni ile borçtan sorumlu olmadıklarından dolayı iptaline" karar verilmiştir.

Anılan Mahkeme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2022 tarihli kararı ile Mahkemece Özel Daire bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve toplanan deliller çerçevesinde yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma sonucu toplanan deliller kapsamında verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Hukuk Genel Kurulunca hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi maksadıyla dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine Dairenin 30.11.2022 tarihli kararıyla "... 1999-2004/5. aylara ait borç yönünden ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptaline dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, 06.07.2004 tarih 5198 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi kapsamında 2004/6 ila 2008/12 nci aylar prim borcunun zamanaşımına uğramadığı gözetilip, mirasçılık sıfatları ve şirket hisseleri kapsamında davacıların sorumlu oldukları dönem saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zamanaşımına uğramayan 2004/ 6 ila 2008/12 nci ayları prim borçlarının borçlu mirasçılarının hisselerini devretmiş olmaları ve gerek murislerin,

gerekse davacıların şirketi ilzam yetkisi olmayan ortak olmaları nedeni ile davacılar bu borçtan sorumlu olmadığından ve 6552 sayılı Kanun gereği Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığı hususunda resen araştırma yapılması gerekmediği,

davacının da bu konuda davadan feragat ettiğine dair bir başvurusu da olmadığı gerekçesiyle Mahkemece davanın kabulü ile ödeme emirlerine dayanak borçların doğum tarihleri 2007 ve öncesi olanların zamanaşımı, diğerlerinin davanın muristen kalan hisselerini devretmiş olmaları nedeni ile borçtan sorumlu olmadıklarından dolayı iptaline şeklinde kurulan hüküm, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.07.2023 tarihli kararıyla; "...davacılara tebliğ edilen ödeme emri dayanağının dava dışı ... Mühendislik Taş. Hayv. Ür. Ltd.

Şti. isimli şirketin ortağı ... ...'in varisleri sıfatı olduğu, dava dışı murisin 17.09.2002 tarihinde vefat ettiği, davacıların 17.08.2006 yönetim kararı ile muristen kalan payların davacılara intikal ettirilip aynı gün dava dışı .. ... satış yapıldığı, Ticaret Sicil Gazetesinin 28.05.2013 tarihli ilanına göre ... şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunduğu tespit edilmiştir.

Murisin hisselerinin davacılara devri murisin vefatından hemen sonra yapılmayıp 17.08.2006 tarihli kararla yapılmış bu karar 06.09.2006 tarihinde sicile tescil ettirilmiştir. Aradaki süreçte davacılara herhangi bir hisse intikali şirkette yetki ve sorumlulukları bulunmamaktadır. Dava dışı murisin ise 08.05.1998 tasdikli Mart 1998 kararlı 5/20 hissesi bulunduğu belirlenmiştir.

Öncelikli olarak davacılara tebliğ edilen ödeme emirlerinden 1999 ile 2004/5 arası dönem borçlarının zaman aşımına uğradığı açıktır. 2004/6 ile 2008/12 nci aylara ilişkin borç dönemleri yönünden ise davacıların 17.08.2006 tarihine kadar muris ...'nin yasal mirasçıları sıfatıyla sorumluluklarını değerlendirileceği, bu tarihten sonraki borçlardan ise mirasla intikal eden şirket hisselerinin ... ... satılması nedeniyle sorumluluklarının bulunmayacağı açıktır.

Bu kapsamda 2004/6 ile intikalin yapıldığı 2006/08 arasındaki dönem için murisin yalnızca şirket hissedarı olup başkaca bir yönetim veya temsil yetkisi olmadığı görülmekle, yürürlük tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre limited şirketi ortağının şirketin prim borçlarından sorumlu olabilmesi için şirketten tahsil edilememe şartı arandığı somut olayda ise davacılara tebliğ tarihi itibariyle bu şartın gerçekleşmediği,

şirkete ve diğer ortaklara hacizlerin yapıldığı bir kısım tahsilatların gerçekleştiği görülmekle yasal şartları oluşmadığından davacıların 2004/6 ile 2006/8 arası borç dönemlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış, 2006/8 ile 2008/12 arası borç dönemlerinden de davacıların şirkette herhangi yetki ve hisselerinin olmaması nedeniyle sorumlu olamayacakları gözetilerek davacıların tüm dönem borçlarından sorumlu olmayacağı ve 2012 / 29525, 22524, 22523, 22522, 22521, 12161, 12160, 1999/449, 2000/2989, 2002/358,359, 2004/110, 111 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali gerektiği..." gerekçesiyle

"Davanın kabulü ile ödeme emirlerinin iptallerine" karar verilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Mahkemenin 06.07.2023 tarihli kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece hüküm kısmında dava konusu edilen ve Mahkemece iptaline karar verilen ödeme emirlerinin numaraları açıkça belirtilmeden sadece ödeme emirlerinin iptallerine şeklinde kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı değerlendirilerek karar bozulmuştur.

G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 2012/22525, 22524, 22523, 22522, 22521, 12161, 12160, 1999/1449, 2000/2989, 2002/358, 359, 2004/110, 111, 2013/5023584, 5029858, 5025062, 5024385, 5024027, 5023501, 5023071, 5028454, 5026503, 5034393, 5027897, 5032921, 5027413, 5033497, 5032406, 5028194, 5028708, 5028708, 5028194, 5033497, 5032406, 5034178, 5034590, 5028055, 5028586, 5023071, 5024027, 502350, 502438, 5025062, 5025858, 5023584, 5033273, 5032635, 5034038, 5039779 takip numaralı ödeme emirlerinin iptallerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece gerekli incelemelerin yapılmadığını, önceki bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80. maddesi. "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş.

5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.

6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.

Eldeki davada, davacıların ... Taşımacılık Hayvan Ürünleri ve Turizm Ticaret Limited Şirketinin ortağı ... ...'in mirasçıları oldukları, dava dışı murisin 17.09.2002 tarihinde vefat ettiği, davacıların 17.08.2006 yönetim kararı ile muristen kalan payların davacılara intikal ettirilip aynı gün dava dışı ...'ya satış yapıldığı, Ticaret Sicil Gazetesinin 28.05.2013 tarihli ilanına göre ... şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunduğu,

uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin dava dışı şirketin 1999/1 ila 2008/12. aylar arasına ait prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi, Eğitime Katkı Payı, Özel İletişim Vergisi borçlarından dolayı düzenlendikleri anlaşılmış olup, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında davacılara tebliğ edilen ödeme emirlerinden 1999 ile 2004/5 arası dönem borçlarının zamanaşımına uğradığı,

2004/6 ile 2008/12. aylara ilişkin borç dönemleri yönünden ise davacıların 17.08.2006 tarihine kadar muris ...'nin yasal mirasçıları sıfatıyla sorumluluklarını değerlendirileceği, bu tarihten sonraki borçlardan ise mirasla intikal eden şirket hisselerinin ...'ya satılması nedeniyle sorumluluklarının bulunmayacağı, 2004/6 ile intikalin yapıldığı 2006/08 arasındaki dönem için murisin yalnızca şirket hissedarı olup başkaca bir yönetim veya temsil yetkisi olmadığı görülmekle,

yürürlük tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun 35. maddesine göre limited şirketi ortağının şirketin prim borçlarından sorumlu olabilmesi için şirketten tahsil edilememe şartı arandığı somut olayda ise davacılara tebliğ tarihi itibariyle bu şartın gerçekleşmediği, bu nedenle davacıların 2004/6 ile 2006/8 arası borç dönemlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek tüm ödeme emirleri yönünden davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmişse de Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.

Bu kapsamda, Mahkemece 1999 ile 2004/5 arası dönem borçlarının zamanaşımına uğradığı, 2006/9 ile 2008/12. aylara ilişkin borç dönemleri yönünden ise hisselerin devri nedeniyle davacıların sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilerek anılan dönemlere ait ödeme emirleri yönünden verilen iptal kararı yerinde ise de 2004/6 ile intikalin yapıldığı 2006/08 arasındaki dönem Kurum alacakları için düzenlenen ödeme emirleri bakımından, davalı Kurum tarafından yapılan haciz işlemleri ile dava dışı şirketin borçlarını karşılayacak malvarlığının bulunmadığı,

yapılan hacizlerin karşılıksız kaldığı açık olup, davacıların da hissesini devrettiği şirket ortağı ...'nın aylığından yapılan kesinti ile elde edilen tahsilatın ise 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde belirtilen ödeme tahsilatı olarak sayılamayacağından davacıların zamanaşımına uğramayan dava dışı şirketteki hisselerin devir tarihinden önceki Kurum borçlarından davacıların mirasçı sıfatıyla, miras payları oranında sorumlu oldukları hususlarında yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de uyuşmazlık konusu ödeme emirleri toplam 13 adet olup, davacılar adına ayrı ayrı ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesine rağmen hükümde söz konusu ödeme emirlerinin takip numaraları da yazılmak suretiyle infaza elverişli olmayacak şekilde daha fazla ödeme emri yönünden karar verilmiş olması da isabetsizdir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14816, K. 2025/10270, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı
  9. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. D. İkinci Bozma Kararı
  11. E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. F. Üçüncü Bozma Kararı
  13. G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Sebepleri
  16. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14816
Karar No
2025/10270
Tarih
18 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/14818 K.2025/9450
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/14937 K.2025/18798
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/14973 K.2025/9181
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14986 K.2025/10274
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/15036 K.2025/9474
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/15048 K.2025/9586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.