KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15271 E., 2025/11661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1737 E., 2024/2186 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/240 E., 2023/317 K.
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 2016 yılı Şubat ayında işe başladığını ve 14.08.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası geçirdiği sırada net maaşının 1.850,00 TL olduğunu; iş yerinde yemek, servis ve erzak yardımından faydalandığını, 14.08.2017 tarihinde yaşanan iş kazasının davacının çalıştığı makinenin 2 katında kumaş değişimi yaparken başka bir işçinin makinenin start tuşuna basması ile makine kasnağının yukarı doğru haraket etmesi sonucu davacının sağ kolunun makine ile kasnak arasına sıkışması şeklinde yaşandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat ile 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 07.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.650.167,75 TL olarak artırılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş kazası oluşumunda kazazedenin tam kusurlu olduğunu, kusur oranının tespiti gerektiğini, manevi tazminat tutarının fahiş ve kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tarafların iddia, savunma ve açıklamalarına, sigorta kayıtlarına, sunulan/getirtilen işyeri kayıt ve belgelerine, tanık beyanlarına, uyuşmazlığa ilişkin kayıt ve belgelere ve hükme esas bilirkişi raporlarına göre.
14.08.2017 tarihinde yaşanan kazanın iş kazası olduğu ve kazanın kazazedenin çalıştığı makinede kumaş değişimi yaparken başka bir işçinin makinenin start tuşuna basması ile makine kasnağının yukarı doğru haraket etmesi sonucu davacının sağ kolunun makine ile kasnak arasına sıkışması şeklinde yaşandığı, yaşanan iş kazası sonucunda davacının sağ kolunun tamamında ciddi derecede yaralanma hissiyat kaybı meydana geldiği ve davacının sağ kolunun işlevselliğini tamamen yitirdiği,
mevzuatın öngördüğü sürelerde (12 saat) ve periyotlarda (2 yılda en az 1 defa) iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen, iş güvenliği bilinci oluşturmayan ve güvenli çalışma davranışı kazandırmayan davalının % 70 (Yüzde Seksen Beş) oranında, davalının diğer çalışanı olan ...'ın da %15 oranında kusurlu olduğu da nazara alındığında davalı işverinin kusur oranının %85 (Yüzde Seksen Beş) olduğu; şahsi güvenliğini sağlamak için dikkatli ve özenli çalışmayan kazazedenin %15 (Yüzde On Beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen rapordaki hesaplamaların yerinde olduğu görülmüş ve maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; ...İş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, kazanın davacıda bıraktığı maluliyet oranının yüksek olması, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusuru, davacının sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, 26/06/1966 gün 7/7 sayılı YİBK'da belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak mahkememizce takdir edilen ve hükümde gösterilen manevi tazminat miktarının davacı üzerinde bir tatmin duygusu yaratabileceği,
olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafın mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak manevi tazminat taleplebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.... " gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile 1-Net 1.650.167,75 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Net 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, hesaplama yapılırken karar tarihine en yakın tarihte hesaplama yapılması gerektiği ile ücret artışları yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması için temyiz ettiklerini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili, kusur raporunda belirlenen oranların hatalı olduğunu, hatalı kusur raporuna göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, kazalıya hastanede yapılan yanlış tedavi nedeniyle iş göremezlik oranının yükseldiğini,maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2 Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15271, K. 2025/11661, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama