KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/15290 E., 2025/1171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1125 E., 2024/328 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/16 E., 2020/120 K.
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle davacının 18.09.2016-25.09.2016 tarihleri arasında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat gönderilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının 1184830 sicil numaralı İstasyon Kültür Organizasyon Ltd. Şti. iş yerinde 18.09.2016-25.09.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Dosya kapsamına göre ihtilaflı dönemde davacının hizmet cetvelinde sigortalılığının bulunmadığı, davalıya ait iş yerinin 1184830 sicil numarası ile 03.10.2012 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, davalı tarafın, davacı tarafından açılan Adana 8. İş Mahkemesinin 2017/187 Esas 2018/259 Karar sayılı alacak davasına verdiği cevap dilekçesinde davacının 18.09.2016-25.09.2016 tarihleri arasında 7 günlük çalışması olduğunu beyan ettiği, dinlenen ve davacı ile aynı dönem çalışması bulunan bordro tanıklarının da çalışmayı doğruladıkları ve 14.01.2019 olan dava tarihine göre açılan davanın hak düşürücü süreye uğramadığı, sonuç olarak tüm dosya kapsamından Mahkemenin vakıa ve değerlendirmesinde hata bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu döneme dair Kurum kayıtlarında davacının sigortalı hizmetlerine ilişkin tahakkuk etmiş prim ve bordro tespit edilmediğini, yazılı belge ile ispat edilemeyen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dairemiz geri çevirme kararı sonrası İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.11.2024 tarih ve 84329644/132357 sayılı yazısından davalı İstasyon Kültür Organizasyon Limited Şirketinin tasfiyesinin sona erdiği 11.10.2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/E. sayılı dosyasında (A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesinin devir ve tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere) şirketin ihyasına karar verildiği ve bu hususun 08.07.2024 tarihinde re'sen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
4.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231).
5.Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).
6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
7. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalı İstasyon Kültür Organizasyon Limited Şirketi hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15290, K. 2025/1171, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama