İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15515 K.2025/5202

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/15515Karar2025/5202Tarih8 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.322 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/15515 E., 2025/5202 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1906 E., 2024/2480 K.
İlk derece mahkemesi
Antalya 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/244 E., 2023/392 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.322 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 10.09.2018 tarihinde okul öncesi öğretmeni olarak işe başladığı 18.06.2021 tarihine kadar işe devam ettiği, kesintisiz olarak 18.06.2021 tarihine kadar çalıştığı, 14.09.2020 tarihinde evlendiği, ... yevmiye numaralı ihtarname ile 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinden doğan evlilik nedeniyle işten ayrılma hakkını kullanmak istediğini davalı şirkete (okula) çektiği ihtarname ile 28.05.2021 tarihinde bildirdiği,

tazminatları ile diğer tüm ve alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiği, ancak davacının talebi reddedilerek tazminatları, ücreti ve diğer tüm alacak ve hakları ödenmediği, bu nedenle davalı işveren aleyhine işçilik alacakları hakkında Antalya 5. İş Mahkemesinde 2021/460 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacının işten çıkış kodu 13 yani "Kadın işçinin evlenmesi" olarak bildirildiği, arabuluculuk toplantılarının anlaşmama ile sona ermesi sonucunda ise davalı işverence kod 42 olarak değiştirildiği,

Pandemi sürecince yani Mart 2020'den bu yana davacının kısa çalışmadan yararlandırılması adı altında sigorta primleri çoğu aylarda ya hiç yatırılmadığı ya da eksik yatırıldığı, ancak buna rağmen kısa çalışma niteliğine aykırı bir şekilde davacının bilfiil her gün okula gitmek zorunda bırakıldığı, tam gün olmak üzere çalıştırıldığı gibi çoğu zaman mesai saati kavramı bile olmadığı, davacının 10.09.2018 tarihinden beri çalıştığı iş yerinde son aldığı maaşı aylık net 2.825,90 TL olduğu,

ancak kısa çalışma kapsamından yararlandırılmak suretiyle çalıştırılsa da maalesef davalı işveren tarafından bilfiil okula tam zamanlı olarak giderek çalışmasını sürdürmek zorunda bırakıldığı, davacı tarafından davalı işveren hakkında ... şikayette bulunulduğu, akabinde ilgili Kurumdan okula denetim ve soruşturmaya gelindiği iddiasıyla eksik sürelerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle. Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının diğer davalı iş yerinde 10.09.2018 ila 18.06.2021 arasında zorunlu sigortalı bildirimlerinin yapıldığı; işbu dönemde 2020 yılı 3. ayda 22 gün, 2020 yılı 10. ayda 3 gün, 2021 yılı 2. ayda 10,3. ayda 11, 4. ayda 10,5. ayda 11 gün, diğer aylarda ise 0 gün "18" eksik gün kodu ile bildirim yapıldığı, "18 Kısa Çalışma Ödeneği" eksik gün kodu olduğu, bilindiği üzere Kısa Çalışma Ödeneği;

genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerındeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, iş yerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulama olduğu, davacının kısa çalışma ödeneğinden faydalandığı halde, eksik gün çalışması olmadığı iddiasının muhatabı vekil eden Kurum olmadığını, arz edildiği üzere kontrol ve denetim yetkisi İŞKUR'a bağlı İş Müfettişlerine verildiği,

vekil eden Kurumun "18 Kısa Çalışma Ödeneği" eksik gün bildirimi nedeniyle iş verenden bilgi ve belge isteme, bildirimin gerçekliğini denetleme hak ve ödevi bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde pandemi nedeni ile kısa çalışma kapsamında çalıştırıldığını, bu süre zarfında maaşının bir kısmının devlet tarafından bir kısmının da işveren tarafından yatırıldığını, ayrıca kısa çalışmadan yararlandırılmasına rağmen bu süre içerisinde tam zamanlı olarak çalıştığını iddia ettiği ancak bu hususların gerçeklikten uzak soyut beyanlar olup ispatı da mümkün olmadığı, pandemi süresince her sektörde olduğu gibi eğitim sektöründe de bir takım kısıtlamalar yapıldığı, bu kısıtlamalar kapsamında uzun bir süre eğitim öğretime ara verildiği, okulların kapatıldığı,

dönem dönem okullar açılmış ise de eğitim öğretim beş gün olacak şekilde değil günlere bölünerek devam ettiği, Kurum bu süre zarfında davacı için kısa çalışmadan yararlanmış ve gerek davacı gerekse diğer çalışanlar için tüm kayıtları gerçeğe uygun şekilde tuttuğu, davacı başkaca özel sebeplerinden ötürü Kuruma husumet beslemekte olup asılsız şekilde davalı ... e ve SGK'ya şikayet ettiği, ancak yürütülen her iki soruşturma dosyası için de yapılan detaylı müfettiş incelemeleri sonucunda takipsizlik kararı verildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 10.09.2018-18.06.2021 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 395 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının pandemi döneminde fiili çalışmadığı ve kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı, cevap dilekçesini tekrarla davanın ispat edilemediği ve davacının bildirimlerinde eksiklik bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davacının talep sonucunun netlik arz etmediği, davanın ispat edilemediği ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Somut olayda davacının, davalıya ait iş yerinde okul öncesi öğretmeni olarak 2020 Mart ayında 22 gün, Ekim ayında 3 gün, 2021 yılı Şubat - Mayıs ayları arasında 10 ve 11'er gün ve haziran ayında 6 gün olmak üzere kısmi bildirimleri bulunmaktadır. Davacı bu dönemde kısa çalışma kapsamında bildirimi yapılsa bile tüm dönemlerde tam zamanlı çalıştığını, pandemi nedeniyle uzaktan eğitim şeklinde çalışmasının sürdürdüğünü iddia etmektedir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

4.11.03.2020 tarihinde ... Örgütü tarafından ilan edilen COVID-19 pandemisi sebebiyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve sıkı önlemler alınmış; sokağa çıkma yasakları, kapanmalar, uzaktan eğitim uygulamaları ve maske kullanımı zorunluluğu gibi çeşitli kısıtlamalar hayata geçirilmiştir. Bu çerçevede, virüsün yayılmasını önlemek ve toplum sağlığını korumak amacıyla, ...

Bakanlığı tarafından yüz yüze eğitime ara verilmiş, eğitim-öğretim faaliyetleri uzaktan eğitim yoluyla sürdürülmüştür. Söz konusu uygulama, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 1739 sayılı ... Temel Kanunu’nun devlete yüklediği eğitim hizmetini sağlama görevi kapsamında ve olağanüstü şartlara uygun olarak uzaktan eğitim araçları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Davacı, yüz yüze eğitimin yapılmadığı bu süreçte, uzaktan eğitim kapsamında çalıştığını ileri sürmektedir.

Ancak davacı okul öncesi öğretmeni olup, dinlenen tanık anlatımlarından okul öncesi eğitimin uzaktan eğitimle yürütülüp yürütülmediği açık şekilde anlaşılmamaktadır. Bu nedenle öncelikle, pandemi döneminde okul öncesi eğitimin uzaktan eğitim kapsamına alınıp alınmadığının ... Bakanlığından sorulması gereklidir.

Ayrıca, davacının eğitim verdiği dönemde okul öncesi eğitimi alan öğrenci velilerinin tespit edilerek usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi, davacının çalışma süresi ve niteliğinin her yönüyle ve hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde değerlendirilmesi; tüm deliller birlikte takdir edilerek buna göre karar verilmesi gerekmektedir.

5.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15515, K. 2025/5202, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15515
Karar No
2025/5202
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15520 K.2025/6049
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15524 K.2025/5195
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15527 K.2025/5145
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15530 K.2025/5142
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15532 K.2025/5281
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15536 K.2025/5352

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.