KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/4271 E., 2025/3999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... köşesinde kurulu sahibi davalı ... olan ...Matbaası işyerinde şoför olarak çalışan müvekkilinin 30.03.2007 tarihinde matbaaya ait olan ...
Plakalı kamyon ile İzmir'e gidip ... firmasından bobin makara alarak Manisa'ya hareketi sırasında ... mevkinde kamyonun kayması neticesinde vuku bulan kazada ağır yaralanarak bugüne kadar tedavisi süren his ve duyu kaybına uğradığını, müvekkilinin iş bu kazadan dolayı beyin kanaması geçirdiğini, çeşitli ameliyatlardan sonra organlarında zaman zaman ortaya çıkan komplikasyonlar neticesinden halen tam olarak iyileşemediğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL belirsiz maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatımızın davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasından önce ölmüş olan kişiye karşı dava açılmasının mümkün olmadığı gibi ölü kişiye karşı açılmış olan davaya mirasçıların katılımıyla da devam edilmesinin mümkün olmadığını, ölü kişi aleyhine dava çalışamayacağı ıslah veya dahili dava dilekçesi ile dahi davanın devam ettirilemeyeceği göz önüne alındığında davacının dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, tereke borca batık bulunduğundan,
TMK 605/2 hükmüne göre ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır hükmüne göre miras hükmen tüm varislerince reddolunmuş sayıldığını, olayın anlatımı davacının şoför olduğu İzmir'den boş araçla gelirken ... mevkinde hızını alamayarak refüje çarparak kendisinin yaralanmasına ve aracın hasar görmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''...1- Davalı tasfiye memuru ... yönünden davanın reddine, 2- Diğer davalılar yönünden pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,.,..'' karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya yansıyan rapor ekindeki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere bilirkişiler olay yerinde inceleme yapmayıp arabanın içerisinden fotoğraf çekip dosyaya koyduklarını, bilirkişilerin müvekkilinin beyanlarını ve savcılık dosyasındaki beyanları dikkate almayıp sebep-sonuç değerlendirmesi yapmadıklarını, 08.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olup hükme esas alınmaması gerektiğini, 30.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda olay günü havanın yağışlı olduğu hususunun hiç değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
iş kazası sonucunda oluşan sürekli iş göremezlik oranı %0 olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay kararları gereği davanın kabulü gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına,
temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4271, K. 2025/3999, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama