KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8208 E., 2024/10792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3079 E., 2024/1533 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/113 E., 2022/201 K.
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 28.02.2018-10.07.2019 tarihleri arasında proje takip elemanı olarak çalıştığını, bu çalışma süresi içerisinde 22.04.2019 tarihinde bedelli askerlik için iş yerinden ayrılarak 17.05.2019 tarihinde tekrar iş başı yaptığını, askerlik haricinde davacının davalı şirket bünyesinde kesintisiz olarak çalıştığını, davacının işe başlangıç tarihinin 04.04.2018 olarak gösterildiğini, ancak davacının askerlik hizmeti sonucunda işe 17.05.2019 tarihinde başlamasına rağmen sigorta girişinin 19.06.2019 tarihinde yapıldığını ileri sürerek, davacının 28.02.2018-10.07.2019 tarihleri arasında net 2.350,00 TL ücretle hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 04.04.2018–01.07.2019 tarihleri arasında doğalgaz tesisatçısı olarak çalıştığını, davacının iş akdinin 01.07.2019 tarihinde istifa etmek sureti ile fesih edildiğini, davacının çalışmalarının kesintili olarak 04.04.2018–22.04.2019 ve 19.06.2019-01.07.2019 tarihleri arasında olduğunu, davacı tarafın taleplerinin yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 28.02.2018 tarihinden itibaren 22.04.2019 (bu tarih dışlanmak sureti ile) tarihine kadar ve 17.05.2019-10.07.2019 tarihleri arasında (bu tarihler dahil olmak üzere) kesintisiz ve tam süreli olarak sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, davacı tarafın prime esas kazanç tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, 1989 doğumlu davacı adına davalı iş yerinde geçen 04.04.2018-22.04.2019,19.06.2019-01.07.2019 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, bordro tanıklarının beyanlarından davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı nezdinde çalıştığı kanaatine varıldığından Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile gerekçelendirmeden karar verdiğini, çalışanların sigorta bildirimlerinin zamanında yapıldığına dair tanık beyanının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan tanık beyanlarının muğlak ifadeler içerdiğini, husumetli, çelişkili, duyuma dayalı ve taraflı olduğunu, verilecek kararın kamu düzenini ilgilendirecek olması nedeniyle sadece tanık beyanlarına dayanılmayıp Mahkemece araştırma ve incelemenin genişletilmesi gerekirken yapılmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen bir takım yazışmalara ilişkin hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını,
bilirkişi raporu dahi tanzim edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul kararına karşı yapılan istinaf başvursunun esastan reddine ilişkin istinaf kararı hakkında temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8208, K. 2024/10792, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama