İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10370 K.2025/13268

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/10370Karar2025/13268Tarih9 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/10370 E., 2025/13268 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1702 E., 2025/81 K.
İlk derece mahkemesi
Adana 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/258 E., 2024/188 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan arabuluculuk tutanağı usul, yasa ve hakkaniyet kurallarına uygun olmadığını ve iptali gerektiğini, davacılardan ...'ın eşi ..., davalının sahibi olduğu, kuyumcu atölyesinde 14.11.2022 tarihinde kalp krizi geçirdiğini ve yarım saat sonra oğlu ...'e haber verilmesi üzerine; ... tarafından hastaneye götürüldüğünü, ancak geçen süre neticesinde ...'in vefat ettiğini, davalı bu süreçte.

"Bu çocukların geleceği için vakit kaybetmeden bir an evvel sigortalarını yaptıralım. Ben hemen bizim muhasebeciye talimatı veriyorum, avukata bilgilerinizi versin. Mağdur olmayın." dediğini, 22.11.2022 günü davalı işveren, davalının muhasebecisi ve davacı ..., çocukları ve babası ile toplandığını, söz konusu sözde ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre.

14.11.2022 tarihinde gerçekleşen iş kazası kaynaklı ...'in vefatı nedeniyle; destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri tazminatı, maddi ve manevi tazminat ile devletçe karşılanmayan diğer giderler ve iş sözleşmesinden kaynaklı ücret (maaş) alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı, gece çalışma ücreti, ubgt ücretleri, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, çocuk parası, prim, ikramiye, yol-yemek ücreti, maddi ve manevi tazminat konularında taraflar anlaşma sağlandığını,

davacıların irade sakatlığına uğramış olmalarının yanı sıra ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre sözde anlaşmaya varılan bedel davalının aşırı yararlanmasına neden olduğunu, davacıların müteveffanın ölümünün iş kazası olduğunu bilmeden hareket ettiklerini, ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağında anlaşmaya varılan kalemlerde hangi tazminat ve alacak için ne kadar meblağ anlaşmaya varıldığı belirlenmediğini, 22.10.2022 tarihli İhtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile müteveffanın iş yerine geldikten 10 - 15 dakika gibi çok kısa bir süre sonra arkadaşlarına hafta sonundan beri kendisini kötü hissettiğini söylemesinden sonra kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, mahkemenin esasa girmemesi gerektiği kanaatinde isek te olayın iş kazası dahi nitelendirilmeme ihtimali ya da nitelendirilse dahi davalının kusur izafe edilemeyeceğini, ayrıca ...; davalı iş yerinde takriben 1 yıldır çalıştığını, ölüm nedenin kalp krizi olduğu,

bir iş kazası olarak dahi değerlendirilmeme ihtimalinin Yargıtay kararlarınca sabit olduğunu, mütevaffanın 1 yıllık çalışan olduğu ve ödenen meblağın 150.000 TL olduğu gözetildiğinde kati surette davalı lehine aşırı bir yararlanmadan bahsedilemeyeceği, davalı kendisine kusur yüklenemeyeceği ve ödeme yapmasının zaruri olmadığı hususunda bilgilendirildiği halde aile için elinden geleni yaptığını, davacıların irade sakatlığına uğradıkları iddialarının mesnetsiz olduğunu, arabulucunun izah ettiği hususları da dinlemiş olduklarını, imzaladıkları evrakları da okumuş olmalarının gerekirliği sabittir ve hayatın olağan akışına da uygun olduğunu,

arabulucu arabuluculuk faaliyeti ile ilgili gerekli tüm açıklamaları yapmış, arabuluculuğun hukuki ve mali sonuçları hakkında tarafları sözlü olarak bilgilendirdiğini, arabuluculuk sürecine dair bilgilendirme formuna da tarafların tamamının imzasının olduğunu, uyuşmazlık konusu hakkında avukatlar ile görüştükleri ve bilgi sahibi oldukları hususlarında da beyanlarının alındığını, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere bağımsız bir arabulucunun huzurunda, arabulucunun merkezinde toplantı yapıldığını, iptal edilmesi isteminde arabulucu da davalıda haksız bir zan altında bırakıldığını, arabulucu görevini yerinde, zamanında, layıkıyla,

arabuluculuk müzakerelerinin gereği her tür işlemi usüne uygun şekilde tamamlayarak süreci devam ettirdiğini ve sonuçlandırdığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıların miras bırakanının vefatından sonra maddi ve mali hususlarda yapılan görüşme ve müzakereler neticesinde ortaya çıkan ve arabulucu huzurunda imzalanan 22.11.2022 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağında teşhis olunan imzaların dava taraflarına ait olduğu hususunun sabit olduğu, işbu hususun itiraz ve inkar edilmediği,

bununla birlikte davacı asılların beyanlarında açıkça ilgili tutanağı imzaladıklarını bildirdikleri, buna göre ortaya çıkan sonuçtan ve akıbetten haberdar oldukları, sair yükümlülüklerin taraflarınca yerine getirilmesi gerektiği, davacı tanığı ...'in beyanlarından da anlaşıldığı üzere davaya konu tutanağın imzalanması ve evvelindeki müzakere sürecinde davalı asıl ve arabulucunun herhangi bir baskısı ya da irade fesadına sebebiyet verecek eyleminin bulunmadığının sabit olduğu,

Mahkememizce davaya konu tutanağın iptalini gerektirir somut bir çıkarım ve kanaate ulaşılamadığı anlaşılmakla sübut bulmayan ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.11.2022 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı incelendiğinde; davacıların arabuluculuk başvurusu olmadığı,

arabulucunun ne şekilde şekilde belirlendiği dosyadan tam olarak anlaşılmamakla beraber davacıların beyanı ve davacı tanık beyanı uyarınca arabulucunun davalı tarafından seçildiği anlaşılmış olup davacılara arabuluculuk faaliyetinin sonuçları hakkında temel bilgilerin verilmeden davacıların tüm haklarını ve hatta hak kazanmadıkları (ihbar tazminatı gibi) haklarını da içerir şekilde ihtiyari arabuluculuk tutanağının düzenlendiği,

vefat tarihi ile arabuluculuk tarihi arasında geçen süre dikkate alınarak davacıların arabuluculuk süreci ve sonuçları ilgili aydınlatmadıkları, arabulucunun bürosuna arabulucunun davetiyle değil de davalı işverenin belirlemesi üzerine gittikleri, davacıların arabuluculuk sürecinin başlamasında, arabulucunun seçiminde ve görüşme yeri konusunda herhangi bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında arabuluculuk görüşmelerinin temelini oluşturan müzakere aşamasının somut olayda gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmış, davanın TBK.'nın 39. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış,

bu bağlamda davanın kabulü karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.

Yine bu noktada taraf beyanları uyarınca davacılara 150.000,00 TL ödendiği hususunun taraflar arasında görülecek olacak diğer davalarda gözetilmesi gerektiği kanaatine varılarak bu açıklamalar altında davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtildiği üzere kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmekte olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;

yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı yerine,

Davanın kabulü ile a- 22.11.2022 tarihli ihtiyari arabuluculuk son tutanağının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk sonunda düzenlenen tutanağın niteliği ile aşırı yararlanma ve irade fesadı nedeni ile arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10370, K. 2025/13268, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10370
Karar No
2025/13268
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10382 K.2025/13885
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/10385 K.2025/13959
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10388 K.2025/13819
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10390 K.2025/13857
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10390 K.2025/13089
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10391 K.2025/13855

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.