KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1127 E., 2025/6109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3259 E., 2024/3491 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/32 E., 2024/207 K.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 5434 sayılı Kanun kapsamında almış olduğu malullük aylığının iptal edilerek borç çıkartılması işleminin iptalini ve davalı tarafa borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.10.2008 tarihi öncesinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaları bulunan davacının, davaya konu borcunun yine 5434 sayılı Kanun kapsamında yersiz ödendiği iddia olunan malullük aylığına ilişkin olması nedeniyle, davada 5510 sayılı Kanun'un uygulama yeri olmadığından bahisle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın menfi tespite ilişkin olduğunu, idari yargının görevli olmadığını, aleyhe vekalet ücreti olmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1127, K. 2025/6109, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama