KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11475 E., 2025/14357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1134 E., 2025/844 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/129 E., 2016/399 K.
Karar Metni
1.628 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1982 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli kararı ile davanın kabulü davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1982 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2017 tarihli kararıyla "... 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2.maddesindeki düzenleme ve incelenen dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın davanın özelliğine uygun düştüğü, toplanması gereken delillerin toplandığı, davacının 01.03.1982 tarihinde ...
Yedek Parça Sanayi isimli işyerinde işe başladığın kanıtlandığı, bu nedenle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; davacının sigortalılık başlangıç tarihi konusunda yasaya aykırı hüküm kurulmasının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Mahkeme kararı kaldırılarak,
davacının 18 yaşını doldurduğu tarih yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesi gerektiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda istinaf bulunmadığından bu konuda İlk Derece Mahkemesi kararındaki gibi hüküm kurulması gerektiği kanısına varılarak ..." gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2015/1 29... /399 Karar sayılı 02.11.2016 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in, ... sicil numaralı ...
Yedek Parça Sanayi isimli işyerinde 01.03.1982 tarihinde çalışmaya başladığının, 18 yaşını doldurduğu 06.02.1987 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava dilekçelerinde davalı olarak gösterilen işverenlerin davadan haberdar olmamaları nedeniyle ... ve S. ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli kararı ile "... Yapılacak iş.
1982 yılına ait dönem bordrolarını Kurumdan istemek, ulaşılabilen bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bu mümkün olmadığı takdirde, Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtmek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak,
davacının sigorta sicil numarasının Kurumun hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını sormak, davacının öğrenim ve okul durumunu araştırmak ve buna göre çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..
Mahkeme tarafından Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında davacının 1979-1980 eğitim-öğretim döneminde ilk okul 5. sınıftan mezun olduğunun bilidirildiği, Kurum yazı cevabında giriş bildirgesinin aynı yılın serilerinden olduğunun bildirildiği, dinlenen bordro tanığı ... davacının çalışmalarını doğruladığı, tanığın 01.03.1982-28.02.1983 tarihleri arası davalı işyerinden bildiriminin bulunduğu, tanık ...'un davacının çalışmalarını doğruladığı, tanığın 02.06.1980-01.03.1982 tarihleri arasında davalı işyerinden bildiriminin bulunduğu, davacının çalışma iddiasının ispatlandığı,
davacının 18 yaşını doldurduğu 06.02.1987 tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ... sicil sayılı ... ünvanlı dava konusu iş yerinde 01.03.1982 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, 506 Sayılı Kanun'un 60.maddesinin G bendi ile geçici 54. maddesi gereği davacının sigorta başlangıç tarihi olarak 18 yaşını doldurduğu,
06.02.1987 tarihini esas alınması gerektiğinin tespitine, davacının 18 yaşından önceki (01.03.1982 tarihindeki 1 günlük ) çalışma süresi için ödenen malüllük, yaşlılık, ve ölüm sigortası primlerinin prim ödeme gün sayılarını hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2'inci, 3/II-B, 6'ncı, 60'ıncı maddenin (G) bendi, 108'inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5 ve 16. maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35'inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanun'un 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir.
Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20. maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, mahkemece, yedek parça imali konulu ... sicil no.lu işyerinin 1982/1-4 arası dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı,dava konusu 1982/1. dönem bordrosunda 5 kişinin bildirilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının eğitim durumunun araştırıldığı, buna göre en son davacının 06.06.1980 tarihinde ilkokuldan mezun olduğunun bildirildiği, geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,
bozma öncesinde davacı tanıkları olarak işyerinden 12.06.1980-01.03.1982 arasında bildirimleri olan davacının dayısı olduğunu belirten ... ile işyerinden 01.03.1982-28.02.1983 arasında bildirimi olan ...'nun dinlendiği, 1982/1. dönemde bildirimi olan diğer tanıkların dinlenmediği, davacının dayısı ...'un beyanında, işveren ....'ün ...
Sanayi Sitesinde torna, freze işi yaptığını, kendisinin orada ustabaşı olarak çalıştığını, 1978 yılında çalışmaya başladığını, davacının orada çalışmasına vesile olduğunu,1978-1980 yılları arasında bir tarihte çalışmaya başladığını,beyan ettiği ancak beyanının davacının işyerinde hangi işleri yaptığı yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı,
bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarını ortaya koymaya yetecek içerikte olmadığı, yine diğer davacı tanığı ...'nun da beyanının davacının işyerinde hangi işleri yaptığı yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı,
bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarını ortaya koymaya yetecek içerikte olmadığı, böylelikle mahkemece bozma öncesi dinlenen davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, adına işe giriş bildirgesi düzenlendiği tarihte 13 yaşında olan davacının oto yedek parça imali konulu işyerindeki çalışma iddiasında olduğu da gözetilerek davacı adına düzenlenmiş bir çıraklık sözleşmesi olup olmadığı araştırılmalı, işyerinin 1982/1. dönem bordrosunda yer alan bordrolu çalışanlarının ve bozma öncesi dinlenen ... ile ...'nun da tekrar beyanı alınmak suretiyle iş yerinde hangi işlerin yapıldığı, davacının tam olarak bu işlerden hangilerini yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu,
iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarını ortaya koymaya yönelik beyanları alınmalı, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmalı, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11475, K. 2025/14357, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama