KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/13186 E., 2025/14332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1188 E., 2025/1908 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/272 E., 2024/551 K.
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.05.1997 tarihinde bir günlük sigortalı olduğunun ve sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1997 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde,...sicil numaralı iş yerinden verilen dönem bordrosunda davacının adının bulunmaması nedeni ile davacının çalıştığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının Kurumda ... sicil sayılı iş yerinden verilen işe ilk giriş bildirgesine istinaden 01.05.1997 tarihinde bir gün sigortalı olarak çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1997 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde tanık beyanlarının davacının iddiasını ispatlamada yeterli olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının çalışma olgusunun varlığı açısından delil teşkil etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6 ., 9., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin Kamu Kurumu olduğu ve Kamu Kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir.
Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır.
Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Dikim San. ve Tic.
A.Ş. ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu işyerinden 01.05.1997 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin konfeksiyon imalatı mahiyetli olduğu, 03.12.1993-30.09.2002 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1997/2. dönem bordrosu verilmediği,1997/1. ve 3. dönem bordrolarının verildiği, emniyet vasıtasıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyerinin tespit edilemediği, başkaca da komşu işyeri araştırması yapılmadığı, Mahkemece işyerinin 1997/1. ve 3. dönem bordrolarında bildirimi yapılan sigortalıların dinlendiği,
bordro tanığı niteliğinde olmayan bu çalışanlardan sadece birinin çalışmayı doğruladığı diğerlerinin davacıyı tanımadıkları, ayrıca davacı tanıklarının (davacının eşi ile davacının kardeşinin eşi) dinlendiği, böylelikle Mahkemece belirtilen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişilerin de vergi, sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli,
öte yandan işyerinin 1997/1. ve 3. dönem bordrolarında yer alan sigortalıların önemli bir kısmının aynı kişiler olduğu gözetildiğinde 1997/1. ve 3. dönemde bu kişiler bildirilmiş olmasına karşın neden 2. dönemde bu çalışanların bildirimlerinin olmadığı,
işyerinde 2. dönemde çalışmanın devam edip etmediği,bu konuda davalı Kurumca düzenlenmiş bir denetim raporu olup olmadığı yine işverenin bu işyerinde vergi kaydının hangi tarihler arasında olduğu ve özellikle dava konusu dönemi içerir şekilde vergi yoklama tutanaklarının da olup olmadığı araştırılmalı, böylelikle ,toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13186, K. 2025/14332, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama