KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2204 E., 2025/6276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2517 E., 2024/3168 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/411 E., 2024/145 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Nisan 1995, Nisan 1998, Nisan 2000 tarihlerinde ürünlerini ... Şti. ve ... isimli komisyonculara sattığını, alıcılar tarafından müstahsil makbuzu düzenlendiğini %1 oranında Bağ-Kur tevkifatı yapıldığını, müvekkilinin 08.04.2021 tarihinde ...
Şti.'ye sattığı ürünlere ait prim tevkifatlarına istinaden Bağ-Kur tescilinin yapılması için Kuruma başvurduğunu, Kurumca 26.10.2021 tarihinde kesintilerin kendisine ait olmadığı sebebiyle talebin reddedildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtip, müvekkilinin 01.05.1995 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur'lu olduğunun ve sigortalılık tescil kaydının değişmesi sonrasında meydana gelecek olan prim borçlarının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarına intikal ettirilen ödeme makbuzu ve Bağ-Kur tevkifat listesinde adresi ... olarak geçen ... isimli şahıstan %1 oranında tevkifatın yapıldığı, ancak listede tevkifat yapılan üreticilere ait doğum yeri ve tarihi ile baba adı gibi kimlik alt bilgileri olmadığının anlaşıldığı, İlçe Nüfus Müdürlüğünce ilçede ... isimli 21 kişinin olduğunun bildirildiği, inceleme sonucu 3 kişinin aynı TC numarasına sahip olduğu, 1 kişinin 18 yaş altında olduğu, geriye kalan 16 kişinin davacı olup olmadığının araştırılması gerektiğine karar verildiği, denetmen raporunda kesin bir tespit yapılamadığının, Mahkemeye başvurusu üzerine işlem yapılabileceğinin belirtildiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "davanın kabulü ile Davacının 01.05.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu tespitine, Davacının 7326 sayılı Kanun'un yapılandırma hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A. Davacının Kurum kayıtlarına intikal ettirilen talebinde ödeme makbuzu ve Bağ-Kur tevkifat listesinde adresi ... olarak geçen ... isimli şahıstan %1 oranında tevkifatın yapıldığı, ancak listede tevkifat yapılan üreticilere ait doğum yeri ve tarihi ile baba adı gibi kimlik alt bilgileri olmadığının anlaşıldığı, İlçe Nüfus Müdürlüğünce ilçede ... isimli 21 kişinin olduğunun bildirildiği, inceleme sonucu 3 kişinin aynı TC numarasına sahip olduğu, 1 kişinin 18 yaş altında olduğu, geriye kalan 16 kişinin davacı olup olmadığının araştırılması gerektiğine karar verildiği, Kurum işleminde bir hata bulunmadığı kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 1995/4 ayındaki kesintinin aidiyeti ve buna bağlı olarak 01.05.1995 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2204, K. 2025/6276, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama