KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5759 E., 2025/10763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2314 E., 2024/450 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/29 E., 2022/98 K.
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı/birleşen dava davalısı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 1468 gün SSK, 6037 gün Bağ-Kur hizmeti olduğunu, 2006 yılında yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine Kurumca yaşlılık aylığı bağlandığını ancak Kurumca, ... sicil no.lu işyerinden yapılan 01.06.2004- 31.07.20 04... .11.2004- 06.12.2004 tarihleri arasındaki hizmetler ile ... sicil no.lu işyerindeki 02.07.2005-10.08.2005 tarihleri arasındaki hizmetlerin iptal edilerek yaşlılık aylığının iptaline karar verildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu,
aradan 2 yıl geçtikten sonra aylığın kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Kurum işleminin iptali ile müvekkili davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesini, müvekkilinin aylıklarının kesilmesi nedeni ile doğacak zararlara karşılık 50,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili, denetmen raporuna istinaden davacının ... sicil no.lu işyerindeki 02.07.2005-10.08.2005 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edilmesi üzerine yaşlılık aylığının da iptal edildiğini, sigortalıya ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler için yapılan ödemelerin tahsili için Malatya 2.icra müdürlüğünün 2010/2632 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takipin devamına, %20' den az olmak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/ birleşen dava davacısı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı/ birleşen davada davalı vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Kurumun iptal kararının yerinde olmadığını, davalı Kurumun müvekkilin emeklilik için gerekli şartları yerine getirip getirmediğini araştırıp emekli edildiğini, müvekkilin borç altına girmesine yol açanın Kurum olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili, Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ayrıca asıl dava ve birleşen dava için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı Kurum vekili tarafından temyize konu edilen 3.371.35 TL lik miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5759, K. 2025/10763, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama