KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2006/7578 E., 2009/3921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- ...: Dolandırıcılık suçundan beraatine ,sahtecilik suçundan,765s TCK342/1,80,59,647SK4. mad uyg 1 yıl 11 ay 10 gün hapis, ...: CMK.232/2-a-e madde4si gereğince beraatlerine, ...: CMK.232/2-a-e madde4si gereğince beraatlerine
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
I-Elde edilen delillerin sanık ... ve ...’in “resmi evrakta sahtecilik” suçundan hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekillerinin eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanıklar hakkındaki anılan suçtan kurulan beraat hükümlerinin istem gibi ONANMASINA, II-Katılan vekilinin, sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 23.05.2003 ve 15.09.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan anılan suçtan kurulan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
III-Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin, adı geçen sanık hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1-Sanığın, yetkilisi olduğu şirket adına katılan bankadan kullandığı kredi teminatının karşılığı olarak, 24 adet farklı tanzim ve ödeme tarihli bonoyu sahte olarak düzenlenip vermesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinden,
gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi açısından; öncelikle, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, adli emanetin 2003/863 sırasında kayıtlı suça konu bonoların celbi sağlanıp incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulmasından sonra, suça konu bonoların katılan bankaya aynı anda düzenlenerek verilip verilmediği araştırılması,
sonucuna göre kararın gerekçe bölümünde, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden,
soyut ifadelerle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğundan bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2006/7578, K. 2009/3921, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama