KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2006/7607 E., 2009/3927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Sanığın, katılanı borçlu gösteren suça konu senedi onun imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak düzenleyip icra takibine koyduğunun iddia olunması, sanığın, adına kayıtlı olan eczaneyi katılana sattığını, ancak satış işlemi sırasında bir başka suçtan cezaevinde tutuklu olması nedeniyle işleri takip etmesi için vekalet verdiği avukatı tanık ...’nın katılan ile görüşerek eczanenin devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, katılanın, avukatına eczanenin satış bedelini dava konusu olan senetle ödediğini, avukatının da senetteki imzayı incelemeden aldığını, vadesinde ödenmemesi nedeniyle icra takibine koyduğunu,
katılan tarafından senetteki imzaya itiraz edildiğini, suçsuz olduğunu savunması, tanık ...’nın, avukat olduğunu, sanığın eczanesini başkasına devretmek için eşi ...’i vekil tayin ettiğini, devir protokolü hazırladığını, devir ücreti olarak katılanın, muhasebecisinin bürosunda, önceden hazırlanan, kendisi ve kefili tarafından imzalanmış iki adet bonoyu ...’e verdiğini, bu sırada yanlarında sanığın arkadaşı olan ...’ın da bulunduğunu beyan etmesi,
bilirkişi raporunda, daktilo ile doldurulan suça konu senedin, sadece tanzim tarihi kısmına yazılan “20.05.2004” şeklindeki el yazısı rakamlarının, sanığın mukayese rakamları ile benzerlik arzettiğini, sanığın elinden çıkmış olmalarının mümkün görüldüğünü, ancak harflerin çok az oluşu ve ileri derecede kaligrafik unsur taşımayışları sebebiyle daha kesin bir sonuç beyanına imkan bulunamadığını, iki adet borçlu imzasının ise, katılana ait bir örnek imzadan istifade edilerek ilk önce araya karbon konulup kopya edilerek oluşturulduğunu,
sonradan mürekkepli kalem ile karbon ile oluşturulan hatlar üzerinden mükerrer olarak gidilmek suretiyle mevcut imzaların taklit edildiğini, bu imzaların ise, kopyalama işlemini yapan kişiye ait itiyad ve karakterleri yansıtmadığından,
sanığa ait samimi nitelikteki örnek imzalar ile kıyaslanmak suretiyle bu şahıs veya bir başkası tarafından kopya edilip edilmediğinin teknik bulguya dayalı olarak belirlenmesinin mümkün olamayacağını, senet üzerinde ilk nazarda dikkati çekip, kolaylıkla anlaşılabilir mahiyette her hangi bir sahtecilik arıza ve emaresi bulunmadığından iğfal kabiliyetine haiz olacağının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak,
suça konu belgenin celbi sağlanıp incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, katılan çağrılarak şikayet ve delillerinin nelerden ibaret olduğunun sorulması, ... ve ... ile suça konu senette kefil olarak gözüken ...’nun duruşmaya celbi sağlanıp, tanık sıfatı ile beyanlarının alınması,
mümkünse sanık, katılan ve tanıkların yüzleştirilmeleri, gerektiğinde suça konu senedin, Adli Tıp Kurumu’nca da incelettirilmesi sağlanıp, senetteki yazı ve imzaların sanık, katılan veya varsa, yazdığı ya da imzaladığı şüphelenilen kişilerin eli ürünü olup olmadığının tespiti yaptırılıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2006/7607, K. 2009/3927, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama