KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/5757 E., 2010/3632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizinin incelenmesinde;
Serbest Muhasebeci olan ve vefat nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilen sanık Mehmet Aydın’ın sanık ...’ı, muhasebeciliğini yaptığı şirketin bilgi ve haberi olmaksızın işyerinde çalışıyormuş gibi göstererek 06.07.2001 tarihinde düzenlediği "sigortalı işe giriş bildirgesi"nin 07.07.2001 günü sigorta kurum kayıtlarına intikalini sağlamak suretiyle iş yerinde çalışmış gibi resmi işlem görmesine sebebiyet verdiğinden bahisle özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı,
sanık Mehmet Aydın’ın "sigortalı işe giriş bildirgesi" düzenlemesi eyleminin 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2-A maddesinde belirtilen "Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olduğunun kabulü halinde aynı Yasanın 47. maddesi aracılığıyla 765 sayılı TCK. nun 339/1. (5237 sayılı TCK. nun 204/2.), aksi durumda ise 765 sayılı TCK.nun 342/1.
(5237 sayılı TCK.nun 204/1.) maddesine uyan suçunu oluşturacağı,sanığın da bu suça iştirak ettiği iddia edildiğinin anlaşılması karşısında, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyizine gelince:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Yasanın 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.9.2001’den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 . maddesiuyarıncaBOZULMASINA,ancakbuhususyeniden
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/5757, K. 2010/3632, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama