İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16736 K.2010/2698

Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 168/2, 31/3, 62, 50/1-c, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000 yeni Türk lirası ve 160 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 4. Çocuk…

Esas2009/16736Karar2010/2698Tarih12 Mart 2010Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2009/16736 E., 2010/2698 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma

Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2, 168/2, 31/3, 62, 50/1-c, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000 yeni Türk lirası ve 160 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14/12/2007 tarihli ve 2007/311-652 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;

Sanığın, müşteki adına MNG kargo aracılığıyla gönderilen ve içerisinde hurda altın bulunan paketin hata sonucu çalıştığı iş yerine teslim edildiğini bildiği hâlde, bu altınları iade etmeyerek satmaya çalışması şeklinde kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen şikâyete bağlı suçu oluşturduğu ve müştekinin de şikâyetinden vazgeçmesi sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca,

anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26.06.2009 gün ve 2009/7004-34550 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 13.07.2009 gün ve KYB.2009/171073 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır.

Ayrıtıları Ceza Genel Kurulu'nun 15.07.2008 gün ve 2008/174-191 sayılı kararında açıklandığı üzere; Yeni ceza adalet sisteminde, önceki sistemde var olan “cezaların içtimaı” hükümlerine yer verilmemiştir. Bununla birlikte verilen cezaların toplanamayacağı veya hangi şartlarda toplanabileceğine ilişkin tek düzenleme 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması” başlığını taşıyan 99. maddesi; “Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir” biçimindedir.

Bu hükme göre, birden fazla hükümde yer alan cezalar sadece koşullu salıvermenin hesaplanması amacına dönük olarak infaz aşamasında toplanabilir, bunun dışında ise “cezaların içtimaı” mümkün değildir.

Öte yandan, 1412 sayılı CMUK’nın halen yürürlükte bulunmakla temyiz yasa yolunu düzenleyen ve “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlığı taşıyan 305. maddesi “Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümleri hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.

1. (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,

2. (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.

Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir” hükmüne yer vermektedir.

Anılan açıklama ve Yasa hükümlerine göre; bir kararın temyiz edilebilmesi için, o kararın “hüküm” niteliğini taşıması gerekmektedir. Hangi kararların hüküm sayılacağı ise 1412 sayılı CMUK’nın 253. ve 5271 sayılı CMK’nın 223. maddelerinde sayılmıştır. 1412 sayılı CMUK’nın 253. maddesine göre sanığın beraatına veya mahkûmiyetine ilişkin kararlarla, davanın reddine, durmasına ve düşmesine dair kararlar hükümdür. 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde de; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi, davanın reddi ve davanın düşmesi kararlarının hüküm oldukları belirtildikten sonra, adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararının da kanun yolu bakımından hüküm sayılacağı ifade edilmiştir.

Bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; çeşitli sebeplerle hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık, aynı kararın içerisinde birden çok hükmün bulunması halinde, temyiz sınırı her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesindeki düzenleme ise “birden fazla hükümdeki cezaların” temyiz yasa yoluna başvurma sınırı ile ilgili olarak değil, fakat infaz işlemleri ile ilgili olarak toplanması ya da toplanamamasına ilişkindir.

Öte yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi” başlıklı 308. maddesi; “ Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz” biçiminde olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ilgili Ceza Dairesi kararına karşı Ceza Genel Kuruluna otuz gün içinde itiraza yetkisinin bulunduğunu, sanığın lehine olan itirazlarda ise bu sürenin aranmayacağını öngörmüştür.

İncelenen dosya içeriğine göre, sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.12.2007 gün ve 2007/311-652 sayılı kararı ile suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 168/2, 31/3, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 2000 TL ve 160 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, iş bu kararın sanık müdafiinin 24.12.2007 ve Cumhuriyet savcısının 09.01.2008 günlü dilekçeleri ile temyiz edildiği,

dosyanın temyiz incelemesi için gönderildiği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2008/16112-25061 sayılı kararı ile “5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY.nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan,

sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine” karar verildiği, bu suretle usulsüz olarak kesinleştirilen hükmün infazı sırasında kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere temyiz yasa yoluna başvurma kişiye tanınmış bir hak olup, bu hakkın daraltılması yorum yoluyla değil, ancak açık bir yasal bir düzenleme ile sağlanabilir.

Şu halde sanık hakkında hükmolunan 2000 TL. ve 160 TL'den ibaret cezalar tek bir hükmü meydana getirdiği cihetle, 6. Ceza Dairesinin anılan red kararı sanığın temyiz hakkını engelleyici bir karar olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itirazda bulunmaya yetkisi vardır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.12.2007 gün ve 2007/311/652 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2008/16112-25061 sayılı kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itirazda bulunulup bulunulmayacağının takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/16736, K. 2010/2698, 12 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16736
Karar No
2010/2698
Tarih
12 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/16736 K.2010/2434
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/16737 K.2010/2435
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16738 K.2010/2701
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16739 K.2010/2703
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16741 K.2010/3281
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16742 K.2010/3286

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.